📚 YKS-Dil Sınavında K Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime ve Cümle İçinde Kullanımları

İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!

KelimeAnlamıÖrnek CümleTürkçesi
keeptutmak, saklamakPlease keep your receipt.Lütfen fişinizi saklayın.
keenistekli, hevesliShe is keen to learn English.İngilizce öğrenmeye çok hevesli.
keyanahtar, önemliThis is the key point.Bu, kilit noktadır.
kicktekme atmakHe kicked the ball hard.Topa sertçe tekme attı.
kidnapkaçırmak (insan)The child was kidnapped.Çocuk kaçırıldı.
killöldürmekThe poison killed the rat.Zehir fareyi öldürdü.
kindtür, nazikWhat kind of music do you like?Ne tür müzik seversin?
kingdomkrallıkThe kingdom was powerful.Krallık güçlüydü.
knowledgebilgiKnowledge is power.Bilgi güçtür.
keen ondüşkün olmakHe’s keen on football.Futbola çok düşkün.
keep in touchiletişimi sürdürmekLet’s keep in touch.İrtibatta kalalım.
keep up withayak uydurmakIt’s hard to keep up with technology.Teknolojiye ayak uydurmak zor.
kernelöz, çekirdekThe kernel of the argument is clear.Tartışmanın özü açık.
key to-nın anahtarıHard work is the key to success.Çok çalışmak başarının anahtarıdır.
kick offbaşlamakThe match kicked off at 3 pm.Maç saat 3’te başladı.
kidçocukHe’s a smart kid.O akıllı bir çocuk.
kill timezaman öldürmekWe played cards to kill time.Zaman öldürmek için kart oynadık.
kind-heartediyi kalpliShe is a kind-hearted woman.O, iyi kalpli bir kadın.
kindnessnezaketKindness costs nothing.Nezaket bedava.
kingkralThe king ruled wisely.Kral bilgece hükmetti.
kitchenmutfakThe kitchen is clean.Mutfak temiz.
kneeldiz çökmekHe knelt to propose.Teklif etmek için diz çöktü.
knifebıçakBe careful with that knife.O bıçağa dikkat et.
knitörmekMy grandma knits sweaters.Büyükannem kazak örer.
knockkapıyı çalmakPlease knock before entering.Girmeden önce lütfen kapıyı çalın.
knotdüğümTie a tight knot.Sıkı bir düğüm at.
knowledge gapbilgi eksikliğiThere’s a knowledge gap in this area.Bu alanda bilgi eksikliği var.
knowledgeablebilgiliShe is very knowledgeable.O çok bilgili.
keep calmsakin kalmakPlease keep calm.Lütfen sakin kal.
keep awayuzak durmakKeep away from fire.Ateşten uzak durun.
keynoteana temaThe keynote of the conference was innovation.Konferansın ana teması yenilikti.
keyboardklavyeMy keyboard isn’t working.Klavyem çalışmıyor.
kick outkovmakHe was kicked out of school.Okuldan kovuldu.
kid-friendlyçocuk dostuThis park is very kid-friendly.Bu park çok çocuk dostu.
killingcinayetThe killing shocked the town.Cinayet kasabayı şok etti.
kind ofbir türThis is a kind of fruit.Bu bir tür meyve.
king-sizedbüyük boyWe booked a king-sized bed.Büyük boy bir yatak ayırttık.
kioskbüfeThere is a kiosk nearby.Yakında bir büfe var.
kitmalzeme setiThe first aid kit is in the car.İlk yardım çantası arabada.
kittenkedi yavrusuThey adopted a kitten.Bir kedi yavrusu sahiplendiler.
kneadyoğurmakShe kneaded the dough.Hamuru yoğurdu.
knock downdevirmekThe wind knocked down the tree.Rüzgar ağacı devirdi.
knowledgeable personbilgili kişiAsk a knowledgeable person.Bilgili birine sor.
known forile tanınmakThis city is known for its history.Bu şehir tarihiyle tanınır.
keepsakehatıraThis ring is a keepsake.Bu yüzük bir hatıra.
keen sensekeskin duyguDogs have a keen sense of smell.Köpeklerin keskin bir koku alma duyusu vardır.
key factorkilit faktörTrust is a key factor in business.Güven, iş dünyasında kilit bir faktördür.
kidnappingadam kaçırmaKidnapping is a serious crime.Adam kaçırma ciddi bir suçtur.
killjoyoyunbozanDon’t be a killjoy.Oyunbozan olma.
kinshipakrabalıkKinship ties are strong here.Burada akrabalık bağları güçlüdür.
kiosk machinebilet makinesiUse the kiosk machine for tickets.Biletler için bilet makinesini kullanın.
kickboxingkickboksHe joined a kickboxing class.Kickboks dersine katıldı.
kinetic energykinetik enerjiMoving objects have kinetic energy.Hareket eden nesneler kinetik enerjiye sahiptir.
key playerkilit oyuncuShe is a key player in the team.Takımda kilit oyuncu o.
keen eyekeskin gözDetectives need a keen eye.Dedektiflerin keskin bir gözü olmalı.
key roleönemli rolEducation plays a key role.Eğitim önemli bir rol oynar.
keep track oftakip etmekKeep track of your expenses.Harcamalarınızı takip edin.
keywordanahtar kelimeUse the right keywords.Doğru anahtar kelimeleri kullanın.
kickstarthızlı başlamakThey kickstarted the project.Projeye hızlı bir başlangıç yaptılar.
killing spreecinayet serisiThe killer went on a killing spree.Katil bir cinayet serisine başladı.
kind gesturenazik hareketIt was a kind gesture.Bu nazik bir hareketti.
kingdom comeöteki dünyaUntil kingdom come.Sonsuza kadar.
know-howteknik bilgiExperience brings know-how.Tecrübe, teknik bilgi getirir.
kick the habitalışkanlığı bırakmakHe kicked the smoking habit.Sigara alışkanlığını bıraktı.
kind souliyi ruhShe’s a kind soul.O, iyi bir ruh.
knock on woodtahtaya vurmakKnock on wood for luck.Şans için tahtaya vur.

Bu kelimeleri hallettiysen L harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!

Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!

Multiders sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin