📚 YKS-Dil Sınavında L Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime ve Cümle İçinde Kullanımları

İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!

KelimeAnlamıÖrnek CümleTürkçesi
laboremek, iş gücüCheap labor is common in factories.Fabrikalarda ucuz iş gücü yaygındır.
lackeksiklikThere is a lack of information.Bilgi eksikliği var.
laddermerdivenHe climbed the ladder.Merdiveni tırmandı.
laggeri kalmakOur technology lags behind.Teknolojimiz geride kalıyor.
landlordev sahibiThe landlord raised the rent.Ev sahibi kirayı artırdı.
landscapemanzaraThe landscape was beautiful.Manzara çok güzeldi.
languagedilLanguage learning is important.Dil öğrenmek önemlidir.
lastsürmek, devam etmekThe meeting lasted two hours.Toplantı iki saat sürdü.
latelyson zamanlardaI’ve been busy lately.Son zamanlarda meşguldüm.
launchbaşlatmak, fırlatmakThey launched a new campaign.Yeni bir kampanya başlattılar.
lawhukuk, yasaEveryone must obey the law.Herkes yasaya uymalıdır.
lawsuitdavaThey filed a lawsuit.Dava açtılar.
laykoymak, sermekLay the table, please.Lütfen masayı kur.
layerkatmanClouds form several layers.Bulutlar birkaç katman oluşturur.
lazytembelHe is too lazy to work.Çalışmak için çok tembel.
leadöncülük etmekShe led the team to victory.Takımı zafere götürdü.
leaksızdırmakThe pipe is leaking.Boru sızdırıyor.
leandayanmak, eğilmekHe leaned against the wall.Duvara yaslandı.
leapatlamak, sıçramakHe leapt over the fence.Çitin üzerinden atladı.
learnöğrenmekWe learn something new every day.Her gün yeni bir şey öğreniyoruz.
leasekiralamakThey leased a new office.Yeni bir ofis kiraladılar.
leasten azThis is the least expensive option.Bu en ucuz seçenek.
leaveayrılmakShe left early.Erken ayrıldı.
lectureders, konferansThe lecture was very interesting.Ders çok ilginçti.
legacymirasHe left a rich legacy.Zengin bir miras bıraktı.
legalyasalThis is not legal.Bu yasal değil.
legendefsaneHe is a football legend.O bir futbol efsanesi.
legislationyasalarNew legislation was introduced.Yeni yasalar getirildi.
legitimatemeşruTheir demands are legitimate.Talepleri meşrudur.
leisureboş zamanI enjoy leisure activities.Boş zaman aktivitelerinden hoşlanırım.
lendödünç vermekCan you lend me some money?Bana biraz para verebilir misin?
lengthuzunlukThe length of the bridge is 2 km.Köprünün uzunluğu 2 km’dir.
lessenazaltmakExercise can lessen stress.Egzersiz stresi azaltabilir.
lethalölümcülIt was a lethal dose.Ölümcül bir dozdu.
lettermektup, harfI received a letter from her.Ondan bir mektup aldım.
levelseviyeMy English level is intermediate.İngilizce seviyem orta.
liabilitysorumlulukThe company has legal liability.Şirketin yasal sorumluluğu var.
liberalözgürlükçüHe has liberal views.Özgürlükçü görüşlere sahiptir.
libertyözgürlükLiberty is a basic right.Özgürlük temel bir haktır.
librarykütüphaneThe library closes at 8 pm.Kütüphane saat 8’de kapanır.
licenselisansHe got his driving license.Ehliyetini aldı.
lieyalan söylemek, uzanmakDon’t lie to me.Bana yalan söyleme.
life expectancyyaşam süresiLife expectancy has increased.Ortalama yaşam süresi arttı.
lifestyleyaşam tarzıHealthy lifestyle matters.Sağlıklı yaşam tarzı önemlidir.
lifetimeömürIt’s a once in a lifetime chance.Bu hayatta bir kez gelen bir fırsat.
liftkaldırmakShe lifted the box.Kutuyu kaldırdı.
lighthafif, ışıkThis bag is very light.Bu çanta çok hafif.
likelymuhtemelIt’s likely to rain today.Bugün yağmur yağması muhtemel.
limitsınırlandırmakThey limited the number of guests.Misafir sayısını sınırlandırdılar.
linkbağlamakThe bridge links the two cities.Köprü iki şehri birbirine bağlar.
liquidsıvıWater is a liquid.Su bir sıvıdır.
literacyokuryazarlıkLiteracy rates are improving.Okuryazarlık oranları artıyor.
literallykelimenin tam anlamıylaIt was literally a disaster.Bu kelimenin tam anlamıyla bir felaketti.
litterçöpDon’t litter the streets.Sokaklara çöp atmayın.
livelihoodgeçim kaynağıFishing is their livelihood.Balıkçılık geçim kaynaklarıdır.
loadyüklemekThey loaded the truck.Kamyonu yüklediler.
loankrediThey took a bank loan.Bankadan kredi aldılar.
localyerelThis is a local product.Bu yerel bir ürün.
locateyerini tespit etmekThey located the missing child.Kayıp çocuğun yerini tespit ettiler.
lockkilitlemekLock the door, please.Lütfen kapıyı kilitle.
logicmantıkUse logic, not emotions.Duygularla değil, mantıkla hareket et.
lonelyyalnızShe felt lonely at home.Evde yalnız hissetti.
long-termuzun vadeliIt’s a long-term investment.Bu uzun vadeli bir yatırımdır.
look afterbakmakShe looks after her brother.Erkek kardeşine bakıyor.
look foraramakI’m looking for my keys.Anahtarlarımı arıyorum.
look intoincelemekThe police are looking into the case.Polis olayı inceliyor.
loosegevşekThe screw is loose.Vida gevşek.
losskayıpThe company reported a loss.Şirket zarar bildirdi.
loyalsadıkDogs are loyal animals.Köpekler sadık hayvanlardır.
luxurylüksThey live in luxury.Lüks içinde yaşıyorlar.
lunaray ile ilgiliLunar calendar is different.Ay takvimi farklıdır.
lushgür, bolThe garden is lush.Bahçe çok gür.
luggagebagajWhere is my luggage?Bagajım nerede?
lullabyninniShe sang a lullaby.Ninni söyledi.
lumpyumruThere is a lump in his neck.Boynunda bir yumru var.
lurecezbetmekDiscounts lure customers.İndirimler müşterileri cezbeder.

Bu kelimeleri hallettiysen M harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!

Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!

Multiders sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin