📚 YKS-Dil Sınavında J Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime ve Cümle İçinde Kullanımları

İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!

KelimeAnlamıÖrnek CümleTürkçesi
jailhapishaneHe spent five years in jail.Beş yıl hapiste kaldı.
jamsıkışıklık, reçelThere was a traffic jam this morning.Bu sabah trafik sıkışıklığı vardı.
jealouskıskançShe was jealous of her sister.Kız kardeşini kıskandı.
jeopardizetehlikeye atmakDon’t jeopardize your future.Geleceğini tehlikeye atma.
joinkatılmakWould you like to join us?Bize katılmak ister misiniz?
jointortak, eklemThey opened a joint business.Ortak bir iş kurdular.
jokeşakaIt was just a joke.Bu sadece bir şakaydı.
journaldergi, günlükShe keeps a travel journal.Seyahat günlüğü tutuyor.
journalistgazeteciThe journalist interviewed the minister.Gazeteci bakanla röportaj yaptı.
journeyyolculukOur journey took six hours.Yolculuğumuz altı saat sürdü.
joyneşeHer face was full of joy.Yüzü neşeyle doluydu.
judgeyargılamak, hakimThe judge announced the verdict.Hakim kararı açıkladı.
judgmentyargı, kararDon’t rush to judgment.Aceleyle yargılamayın.
juggledengelemek, hokkabazlık yapmakWorking mothers juggle many roles.Çalışan anneler birçok rolü dengeler.
juicemeyve suyuWould you like some orange juice?Biraz portakal suyu ister misiniz?
jumpzıplamakThe cat jumped over the wall.Kedi duvarın üzerinden atladı.
junctionkavşakTurn left at the next junction.Bir sonraki kavşaktan sola dönün.
juniorkıdemsizHe is a junior employee.O, kıdemsiz bir çalışan.
juryjüriThe jury reached a verdict.Jüri karara vardı.
justiceadaletEveryone deserves justice.Herkes adaleti hak eder.
justifyhaklı çıkarmakCan you justify your actions?Hareketlerini açıklayabilir misin?
juvenilegenç, çocukJuvenile crime is increasing.Çocuk suçları artıyor.
jollyneşeliHe is a jolly old man.O neşeli bir yaşlı adam.
jabani darbe, iğneThe nurse gave me a flu jab.Hemşire grip aşısı yaptı.
jackpotbüyük ikramiyeHe won the jackpot.Büyük ikramiyeyi kazandı.
jadedbıkmış, yorgunShe felt jaded after work.İşten sonra bitkin hissetti.
jargonmesleki dilLegal jargon is hard to understand.Hukuk dili anlaması zordur.
jauntkısa geziThey went on a weekend jaunt.Hafta sonu kısa bir geziye çıktılar.
jazzcaz müziğiI love listening to jazz.Caz dinlemeyi çok severim.
jealous ofkıskanmakHe was jealous of my success.Başarımı kıskandı.
jerksarsılmakThe car jerked forward.Araba birden ileriye fırladı.
jigsawyapbozWe completed the jigsaw puzzle.Yapbozu tamamladık.
jitterysinirliHe felt jittery before the exam.Sınavdan önce sinirliydi.
jobI’m looking for a new job.Yeni bir iş arıyorum.
joghafif tempolu koşmakShe jogs every morning.Her sabah koşar.
join forcesgüçlerini birleştirmekThey joined forces to fight crime.Suçla savaşmak için güçlerini birleştirdiler.
joint ventureortak girişimThey launched a joint venture.Ortak bir girişim başlattılar.
joke aroundşakalaşmakThey were joking around all day.Bütün gün şakalaşıyorlardı.
journalisticgazetecilikle ilgiliShe has a journalistic background.Gazetecilik geçmişi var.
joylessneşesizThe house felt joyless.Ev neşesizdi.
joyfulneşeliIt was a joyful celebration.Neşeli bir kutlamaydı.
jubilantsevinçliThe crowd was jubilant.Kalabalık çok sevinçliydi.
judge by-e göre yargılamakDon’t judge people by appearance.İnsanları görünüşe göre yargılama.
jugsürahiShe poured water from the jug.Sürahiden su döktü.
jump atüzerine atlamak, fırsatı kaçırmamakHe jumped at the opportunity.Fırsatı hemen değerlendirdi.
jumpytedirginShe’s always jumpy.O her zaman tedirgindir.
jungleormanThey got lost in the jungle.Ormanda kayboldular.
junction pointkesişme noktasıThis city is a major junction point.Bu şehir önemli bir kesişme noktasıdır.
jurisprudencehukuk bilimiHe studied jurisprudence at university.Üniversitede hukuk bilimi okudu.
justifiablesavunulabilirHis anger was justifiable.Öfkesi savunulabilirdi.
justificationgerekçeWhat’s the justification for this decision?Bu kararın gerekçesi nedir?
juxtaposeyan yana koymakThe photos were juxtaposed for comparison.Fotoğraflar karşılaştırma için yan yana koyuldu.
jaywalkyaya geçidi kullanmamakDon’t jaywalk, it’s dangerous.Yaya geçidini kullanmadan geçme, tehlikeli.
joyful noiseneşeli sesThe park was full of joyful noise.Park neşeli seslerle doluydu.
job securityiş güvencesiEmployees want job security.Çalışanlar iş güvencesi ister.
jet laguçuş yorgunluğuI have terrible jet lag.Feci uçuş yorgunluğu çekiyorum.
jittersinirHe had a jitter before the speech.Konuşma öncesi sinirleri bozuldu.
joltsarsıntıThe earthquake gave a strong jolt.Deprem güçlü bir sarsıntı yaptı.
journal entrygünlük kaydıShe wrote a journal entry.Günlük kaydı yazdı.
judicial systemyargı sistemiThe judicial system must be fair.Yargı sistemi adil olmalıdır.
juicysuluThese oranges are really juicy.Bu portakallar gerçekten sulu.
jump ropeip atlamakKids were jumping rope.Çocuklar ip atlıyordu.
junk foodabur cuburJunk food is unhealthy.Abur cubur sağlıksızdır

Bu kelimeleri hallettiysen K harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!

Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!

Multiders sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin