📚 YKS-Dil Sınavında W Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime ve Cümle İçinde Kullanımları
İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!
| Kelime | Anlamı | Örnek Cümle | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| wage | ücret | Workers demand higher wages. | İşçiler daha yüksek ücret talep ediyor. |
| wait | beklemek | We waited for hours. | Saatlerce bekledik. |
| wake | uyanmak | I usually wake up at 7. | Genellikle 7’de uyanırım. |
| walk | yürümek | Let’s walk to the park. | Hadi parka yürüyelim. |
| wander | dolaşmak | They wandered around the city. | Şehirde dolaştılar. |
| want | istemek | I want to learn English. | İngilizce öğrenmek istiyorum. |
| war | savaş | War destroys lives. | Savaş hayatları mahveder. |
| warn | uyarmak | They warned us about the storm. | Bizi fırtına konusunda uyardılar. |
| waste | israf, atık | Don’t waste your time. | Zamanını boşa harcama. |
| watch | izlemek | We watched a movie. | Film izledik. |
| water | su | Water is essential for life. | Su, yaşam için gereklidir. |
| wave | dalga, el sallamak | She waved goodbye. | El sallayarak veda etti. |
| way | yol, yöntem | This is the best way. | Bu en iyi yol. |
| weak | zayıf | She felt weak after the illness. | Hastalıktan sonra zayıf hissetti. |
| wealth | zenginlik | Health is more important than wealth. | Sağlık, zenginlikten daha önemlidir. |
| wealthy | zengin | He comes from a wealthy family. | Zengin bir aileden geliyor. |
| wear | giymek | She is wearing a red dress. | Kırmızı bir elbise giyiyor. |
| weather | hava durumu | The weather is sunny today. | Hava bugün güneşli. |
| web | ağ | Spiders build webs. | Örümcekler ağ örer. |
| website | internet sitesi | Visit our website for more info. | Daha fazla bilgi için internet sitemizi ziyaret edin. |
| wedding | düğün | The wedding was beautiful. | Düğün çok güzeldi. |
| week | hafta | I’ll visit you next week. | Gelecek hafta seni ziyaret edeceğim. |
| weigh | tartmak | They weighed the packages. | Paketleri tarttılar. |
| weight | ağırlık | I need to lose weight. | Kilo vermem lazım. |
| welcome | hoş geldin | Welcome to our home. | Evimize hoş geldin. |
| welfare | refah | Welfare of the citizens matters. | Vatandaşların refahı önemlidir. |
| well-being | iyi olma hali | Mental well-being is important. | Ruhsal iyilik hali önemlidir. |
| west | batı | The sun sets in the west. | Güneş batıdan batar. |
| wet | ıslak | My clothes are wet. | Kıyafetlerim ıslak. |
| whatever | her neyse | Do whatever you like. | Ne istersen yap. |
| wheel | tekerlek | The car has four wheels. | Arabanın dört tekerleği var. |
| when | ne zaman | When will you arrive? | Ne zaman geleceksin? |
| where | nerede | Where is my bag? | Çantam nerede? |
| whether | olup olmadığı | I don’t know whether she’s coming. | Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. |
| which | hangi | Which book is yours? | Hangi kitap senin? |
| while | iken, süre | I was studying while you were sleeping. | Sen uyurken ben ders çalışıyordum. |
| whisper | fısıldamak | She whispered in my ear. | Kulağıma fısıldadı. |
| white | beyaz | The walls are white. | Duvarlar beyaz. |
| who | kim | Who is that? | O kim? |
| whole | bütün | I ate the whole cake. | Pastanın tamamını yedim. |
| whose | kimin | Whose bag is this? | Bu kimin çantası? |
| why | neden | Why are you late? | Neden geç kaldın? |
| wide | geniş | This road is very wide. | Bu yol çok geniş. |
| widespread | yaygın | This disease is widespread. | Bu hastalık yaygındır. |
| wife | eş (kadın) | My wife is a teacher. | Eşim öğretmen. |
| wild | vahşi | There are wild animals here. | Burada vahşi hayvanlar var. |
| will | irade, -ecek/-acak | I will help you. | Sana yardım edeceğim. |
| willing | istekli | He is willing to help. | Yardım etmeye istekli. |
| win | kazanmak | They won the game. | Oyunu kazandılar. |
| wind | rüzgar | The wind is strong today. | Bugün rüzgar çok güçlü. |
| window | pencere | Open the window, please. | Lütfen pencereyi aç. |
| wisdom | bilgelik | Wisdom comes with age. | Bilgelik yaşla gelir. |
| wise | bilge | He is a wise man. | O bilge bir adamdır. |
| wish | dilemek | I wish you luck. | Sana şans dilerim. |
| with | ile birlikte | I went with my friend. | Arkadaşımla gittim. |
| withdraw | geri çekilmek, para çekmek | He withdrew from the competition. | Yarışmadan çekildi. |
| within | içinde | Within two days, we’ll know. | İki gün içinde bileceğiz. |
| without | olmadan | I can’t live without music. | Müziği olmadan yaşayamam. |
| witness | tanık olmak | He witnessed the accident. | Kazaya tanık oldu. |
| woman | kadın | The woman smiled. | Kadın gülümsedi. |
| wonder | merak etmek | I wonder what’s next. | Sonrasını merak ediyorum. |
| wonderful | harika | The view is wonderful. | Manzara harika. |
| wood | odun, tahta | The table is made of wood. | Masa tahtadan yapılmış. |
| word | kelime | Learn new words every day. | Her gün yeni kelimeler öğren. |
| work | çalışmak, iş | I work hard every day. | Her gün çok çalışırım. |
| worker | işçi | Workers demanded better pay. | İşçiler daha iyi maaş istedi. |
| world | dünya | The world is beautiful. | Dünya güzeldir. |
| worry | endişelenmek | Don’t worry, everything is fine. | Endişelenme, her şey yolunda. |
| worse | daha kötü | Today is worse than yesterday. | Bugün dünden daha kötü. |
| worth | değer | It’s worth trying. | Denemeye değer. |
| wound | yara | He has a deep wound. | Derin bir yarası var. |
| wow | vay canına | Wow! That’s amazing. | Vay canına! Bu harika. |
| wrap | sarmak | They wrapped the gift. | Hediyeyi sardılar. |
| write | yazmak | Please write your name. | Lütfen adınızı yazın. |
| writer | yazar | She is a famous writer. | O ünlü bir yazar. |
| wrong | yanlış | Your answer is wrong. | Cevabın yanlış. |
Bu kelimeleri hallettiysen X harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!
Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!