📚 YKS-Dil Sınavında R Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime ve Cümle İçinde Kullanımları

İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!

KelimeAnlamıÖrnek CümleTürkçesi
raceırk, yarışThey won the race.Yarışı kazandılar.
radicalköklüThe decision brought radical changes.Karar köklü değişiklikler getirdi.
rageöfkeHe was trembling with rage.Öfkeden titriyordu.
raiseartırmak, yetiştirmekThey raised prices last month.Geçen ay fiyatları artırdılar.
randomrastgeleThey asked random questions.Rastgele sorular sordular.
rangeçeşitlilik, aralıkThis product has a wide range of uses.Bu ürün geniş bir kullanım alanına sahiptir.
rankrütbe, sıraya koymakShe holds a high rank in the army.Orduda yüksek bir rütbeye sahiptir.
rapidhızlıThe company experienced rapid growth.Şirket hızlı bir büyüme yaşadı.
rarenadirSuch events are rare.Bu tür olaylar nadirdir.
rateoranThe unemployment rate is rising.İşsizlik oranı artıyor.
rationalmantıklıThat’s a rational decision.Bu mantıklı bir karar.
reacttepki vermekHow did they react to the news?Habere nasıl tepki verdiler?
reactiontepkiHis reaction surprised everyone.Tepkisi herkesi şaşırttı.
readilykolaycaThe information is readily available.Bilgi kolayca erişilebilir.
realisticgerçekçiBe realistic about your goals.Hedeflerin konusunda gerçekçi ol.
realizefarkına varmakI realized my mistake.Hatasını fark ettim.
reararka, büyütmekThe rear door is locked.Arka kapı kilitli.
reasonsebepWhat’s the reason for this delay?Bu gecikmenin sebebi nedir?
reasonablemakulThe price is reasonable.Fiyat makul.
reassuregüvence vermekShe reassured me about the trip.Seyahat konusunda bana güvence verdi.
rebelisyan etmekThe people rebelled against the king.Halk krala karşı isyan etti.
recallhatırlamakI can’t recall his name.İsmini hatırlayamıyorum.
receivealmakI received your message.Mesajını aldım.
recentson, yeniRecent studies show new data.Son çalışmalar yeni veriler gösteriyor.
receptionresepsiyon, karşılamaThe reception was crowded.Resepsiyon kalabalıktı.
recessiondurgunlukThe economy is in recession.Ekonomi durgunlukta.
recipetarifI need the recipe for this cake.Bu kekin tarifine ihtiyacım var.
recognizetanımakI recognized her voice.Sesini tanıdım.
recommendationtavsiyeDo you have any recommendations?Tavsiyeniz var mı?
recoveriyileşmekShe recovered quickly.Hızla iyileşti.
recruitmentişe alımRecruitment takes time.İşe alım zaman alır.
recyclegeri dönüştürmekWe should recycle paper.Kağıdı geri dönüştürmeliyiz.
reduceazaltmakWe need to reduce costs.Maliyetleri azaltmalıyız.
redundantgereksiz, işten çıkarılanMany workers became redundant.Birçok işçi işten çıkarıldı.
referbahsetmek, yönlendirmekHe referred to the report.Raporu referans gösterdi.
referencereferansI need a reference letter.Referans mektubuna ihtiyacım var.
reflectyansıtmakThe mirror reflects light.Ayna ışığı yansıtır.
reformreform yapmakThey reformed the education system.Eğitim sisteminde reform yaptılar.
refusereddetmekShe refused the offer.Teklifi reddetti.
regardsaymak, dikkate almakI regard him as a friend.Onu arkadaş olarak görüyorum.
regionbölgeThis region is famous for tea.Bu bölge çayıyla ünlüdür.
registerkaydetmekYou must register for the exam.Sınava kaydolmalısınız.
regulatedüzenlemekThe law regulates online shopping.Yasa, çevrimiçi alışverişi düzenler.
reinforcegüçlendirmekThey reinforced the building.Binayı güçlendirdiler.
rejectreddetmekThe proposal was rejected.Teklif reddedildi.
relateilişkilendirmekCan you relate to this story?Bu hikayeyle kendini ilişkilendirebilir misin?
relationilişkiOur relations are good.İlişkilerimiz iyi.
relativeakraba, göreceliMy relatives live abroad.Akrabalarım yurtdışında yaşıyor.
relaxrahatlamakI need to relax after work.İşten sonra rahatlamaya ihtiyacım var.
releaseserbest bırakmak, yayımlamakThey released the prisoner.Mahkumu serbest bıraktılar.
relevantilgiliThe information is relevant to the topic.Bilgi konuyla ilgili.
reliablegüvenilirThis car is reliable.Bu araba güvenilirdir.
reliefrahatlama, yardımI felt great relief.Büyük bir rahatlama hissettim.
reluctantisteksizShe seemed reluctant to join.Katılmaya isteksiz görünüyordu.
rely ongüvenmekI rely on your support.Desteğine güveniyorum.
remainkalmakPrices remained stable.Fiyatlar sabit kaldı.
remarkabledikkat çekiciHer success is remarkable.Onun başarısı dikkat çekici.
remedyçareThere’s no remedy for this disease.Bu hastalık için çare yok.
remindhatırlatmakPlease remind me later.Lütfen bana sonra hatırlat.
remoteuzakThey live in a remote village.Uzak bir köyde yaşıyorlar.
removekaldırmak, çıkarmakThey removed the barriers.Engelleri kaldırdılar.
renderhale getirmekThe storm rendered the road impassable.Fırtına yolu geçilmez hale getirdi.
renewyenilemekI need to renew my passport.Pasaportumu yenilemem gerekiyor.
rentkiralamakWe rented a car.Bir araba kiraladık.
repairtamir etmekThey repaired the roof.Çatıyı tamir ettiler.
replacedeğiştirmekWe replaced the old chairs.Eski sandalyeleri değiştirdik.
replycevap vermekPlease reply to my email.Lütfen e-postama cevap ver.
reportrapor etmekThey reported the incident.Olayı rapor ettiler.
representtemsil etmekShe represents our country.Ülkemizi temsil ediyor.
reproduceçoğaltmakSome species reproduce rapidly.Bazı türler hızla çoğalır.
reputationitibarThe hotel has a good reputation.Otelin iyi bir itibarı var.
requesttalep etmekThey requested more time.Daha fazla zaman talep ettiler.
requiregerektirmekThis job requires experience.Bu iş deneyim gerektirir.
researcharaştırmaThey conducted research on cancer.Kanser üzerine araştırma yaptılar.
resemblebenzemekShe resembles her mother.Annesine benziyor.
resistdirenmekThey resisted the changes.Değişimlere direndiler.
resolveçözmekThey resolved the conflict.Çatışmayı çözdüler.
resourcekaynakWater is a valuable resource.Su değerli bir kaynaktır.

Bu kelimeleri hallettiysen S harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!

Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!

Multiders sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin