📚 YKS-Dil Sınavında C Harfiyle Başlayan En Çok Çıkan 100 Kelime
İngilizce öğrenirken ya da herhangi bir İngilizce sınavına hazırlanırken kelime ezberlemek en önemli konulardan birisidir ve sadece kelimenin anlamını ezberlemeye çalışmak, hem kelimeyi tam anlamıyla öğrenmek hem de kalıcı bir şekilde öğrenmek açısından verimli bir ezberleme yöntemi değildir. Kelimeleri daha kalıcı hale getirmek ve daha iyi anlamak için cümle içerisinde kullanımlarını görmek çok önemlidir. Bu nedenle senin için YKS-Dil / İngilizce YDT sınavında en çok çıkan kelimeleri harf harf listeledik ve cümle içerisinde kullandık!
| Kelime | Anlamı | Örnek Cümle | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| calculate | hesaplamak | They calculated the total cost. | Toplam maliyeti hesapladılar. |
| call for | gerektirmek | The situation calls for action. | Durum harekete geçmeyi gerektiriyor. |
| calm | sakinleştirmek | She tried to calm the child. | Çocuğu sakinleştirmeye çalıştı. |
| cancel | iptal etmek | They canceled the event. | Etkinliği iptal ettiler. |
| candidate | aday | There are five candidates. | Beş aday var. |
| capable | yetenekli | She is capable of solving this. | Bunu çözebilecek yetenekte. |
| capacity | kapasite | The hall has a capacity of 500. | Salonun kapasitesi 500’dür. |
| capture | ele geçirmek | The army captured the city. | Ordu şehri ele geçirdi. |
| careless | dikkatsiz | He made a careless mistake. | Dikkatsiz bir hata yaptı. |
| carve | oymak | They carved their names into the tree. | İsimlerini ağaca oydular. |
| case | durum, dava | This is a difficult case. | Bu zor bir durum. |
| categorize | sınıflandırmak | Books are categorized by genre. | Kitaplar türüne göre sınıflandırılır. |
| caution | dikkat, uyarı | Use caution when driving. | Araba kullanırken dikkatli olun. |
| cease | durdurmak | They ceased fire. | Ateşi kestiler. |
| celebrate | kutlamak | They celebrated her birthday. | Onun doğum gününü kutladılar. |
| celebrity | ünlü kişi | The celebrity visited the school. | Ünlü kişi okulu ziyaret etti. |
| census | nüfus sayımı | The census is conducted every 10 years. | Nüfus sayımı her 10 yılda bir yapılır. |
| centralize | merkezileştirmek | They centralized the system. | Sistemi merkezileştirdiler. |
| certify | doğrulamak | The product is certified organic. | Ürün organik olarak sertifikalıdır. |
| challenge | meydan okumak | He challenged the decision. | Karara meydan okudu. |
| change | değiştirmek | They changed the schedule. | Programı değiştirdiler. |
| chaos | kaos | The country fell into chaos. | Ülke kaosa sürüklendi. |
| characterize | tanımlamak | This style characterizes his work. | Bu tarz onun işini tanımlar. |
| charge | suçlamak, ücretlendirmek | He was charged with theft. | Hırsızlıkla suçlandı. |
| charity | hayır kurumu | They donated to charity. | Hayır kurumuna bağış yaptılar. |
| chase | kovalamak | The dog chased the cat. | Köpek kediyi kovaladı. |
| cheat | hile yapmak | He cheated in the exam. | Sınavda kopya çekti. |
| check | kontrol etmek | Please check your answers. | Lütfen cevaplarınızı kontrol edin. |
| cherish | değer vermek | She cherishes her memories. | Anılarına değer verir. |
| chief | baş, şef | He is the chief of police. | O, polis şefidir. |
| circulate | dolaşmak | Blood circulates in the body. | Kan vücutta dolaşır. |
| circumstance | durum, koşul | It depends on the circumstances. | Bu durumlara bağlıdır. |
| cite | alıntı yapmak | She cited a famous author. | Ünlü bir yazardan alıntı yaptı. |
| citizen | vatandaş | Every citizen has rights. | Her vatandaşın hakları vardır. |
| clarify | açıklığa kavuşturmak | Could you clarify this point? | Bu noktayı açıklığa kavuşturabilir misiniz? |
| classify | sınıflandırmak | The data is classified. | Veriler sınıflandırıldı. |
| clear | temizlemek, netleştirmek | They cleared the room. | Odayı temizlediler. |
| climate | iklim | Climate change is a threat. | İklim değişikliği bir tehdittir. |
| collaborate | iş birliği yapmak | They collaborated on the project. | Projede iş birliği yaptılar. |
| collapse | çökmek | The building collapsed. | Bina çöktü. |
| collect | toplamak | He collects stamps. | Pul topluyor. |
| collide | çarpışmak | Two cars collided. | İki araba çarpıştı. |
| colonize | sömürgeleştirmek | The country was colonized. | Ülke sömürgeleştirildi. |
| combat | savaşmak | They are combating poverty. | Yoksullukla savaşıyorlar. |
| combine | birleştirmek | They combined the two methods. | İki yöntemi birleştirdiler. |
| comfort | rahatlatmak | Her words comforted me. | Sözleri beni rahatlattı. |
| command | emretmek | The officer commanded the troops. | Subay birliklere emir verdi. |
| commemorate | anmak | They commemorated the victims. | Kurbanları andılar. |
| commence | başlamak | The event will commence at noon. | Etkinlik öğlen başlayacak. |
| commit | işlemek, adamak | He committed a crime. | Suç işledi. |
| commodity | ticari mal | Oil is a valuable commodity. | Petrol değerli bir ticari maldır. |
| communicate | iletişim kurmak | They communicate via email. | E-posta yoluyla iletişim kuruyorlar. |
| community | topluluk | This is a small community. | Bu küçük bir topluluktur. |
| compare | karşılaştırmak | Let’s compare prices. | Hadi fiyatları karşılaştıralım. |
| compatible | uyumlu | This software is compatible. | Bu yazılım uyumludur. |
| compel | zorlamak | They were compelled to leave. | Ayrılmak zorunda kaldılar. |
| compensate | telafi etmek | They compensated for the damage. | Hasarı telafi ettiler. |
| compete | rekabet etmek | Companies compete for customers. | Şirketler müşteri için rekabet eder. |
| complain | şikayet etmek | They complained about the noise. | Gürültüden şikayet ettiler. |
| complement | tamamlamak | The dessert complemented the meal. | Tatlı yemeği tamamladı. |
| complete | tamamlamak | They completed the project. | Projeyi tamamladılar. |
| complex | karmaşık | It’s a complex issue. | Bu karmaşık bir konu. |
| complicate | karmaşık hale getirmek | New rules complicated the process. | Yeni kurallar süreci karmaşık hale getirdi. |
| comply | uymak | You must comply with the rules. | Kurallara uymalısınız. |
| component | bileşen | Each component is important. | Her bileşen önemlidir. |
| compose | oluşturmak | The team is composed of experts. | Takım uzmanlardan oluşuyor. |
| comprehensive | kapsamlı | It’s a comprehensive report. | Bu kapsamlı bir rapor. |
| comprise | içermek | The book comprises 10 chapters. | Kitap 10 bölümden oluşuyor. |
| compromise | uzlaşmak | They reached a compromise. | Bir uzlaşmaya vardılar. |
| compulsory | zorunlu | Education is compulsory. | Eğitim zorunludur. |
| conceal | gizlemek | He concealed the truth. | Gerçeği gizledi. |
| conclude | sonuca varmak | They concluded the meeting. | Toplantıyı sonlandırdılar. |
| condemn | kınamak | The attack was condemned. | Saldırı kınandı. |
| conduct | yürütmek | They conducted a survey. | Bir anket yaptılar. |
| confess | itiraf etmek | He confessed the crime. | Suçu itiraf etti. |
Bu kelimeleri hallettiysen D harfi ile başlayan İngilizce kelimelere geçmeyi unutma!
Eğer başka harflerde eksiklerin varsa, harflere buradan göz atmayı unutma!