🌆 9. Sınıf İngilizce 6. Tema: Life in the City & Country (Şehirde ve Kırsalda Yaşam) Konu Anlatımı ve Kelimeleri 🌆
🎯 What Will We Learn In This Unit? (Bu Ünitede Ne Öğreneceğiz?)
• Şehirdeki yerel ve uluslararası yiyecek kültürü hakkında konuşacağız.
• Yemek festivalleri ve yemek fuarları ile ilgili bilgi alıp vereceğiz.
• Yemeklerin tadı, içeriği ve nasıl yapıldığı hakkında cümleler kuracağız.
• Seçenek sorarken or (ya da) ile soru sorup cevaplayacağız.
• Rutinleri anlatırken Simple Present Tense (Geniş Zaman) kullanacağız.
• Şu an olan şeyleri anlatırken Present Progressive Tense (Şimdiki Zaman) kullanacağız.
• Do/Does ile soru sormayı ve kısa cevap vermeyi pekiştireceğiz.
Şimdi gelin yeni ünitemize yeni kelimeler ile başlayalım!
🍽️ Vocabulary for Food Events and Festivals Vocabulary (Yemek Etkinlikleri ve Festivallerin Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| fair (n) 🎪 | fuar | We visit a food fair in the city. | Şehirde bir yemek fuarını ziyaret ediyoruz. |
| feast (n) 🥳 | şölen | There is a big feast for the guests tonight. | Bu akşam misafirler için büyük bir şölen var. |
🥘 Food Items Vocabulary (Yiyecekler ve Malzemelerin Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| aubergine (n) 🍆 | patlıcan | My mum cooks aubergine with olive oil. | Annem patlıcanı zeytinyağıyla pişirir. |
| beef (n) 🥩 | dana eti | We eat beef with rice at lunch. | Öğle yemeğinde pilavla dana eti yeriz. |
| biscuit (n) 🍪 | bisküvi | I take a biscuit from my bag. | Çantamdan bir bisküvi alırım. |
| cereal (n) 🥣 | gevrek | I have cereal with milk in the morning. | Sabah sütle gevrek yerim. |
| coconut (n) 🥥 | hindistan cevizi | This cake has coconut on top. | Bu kekin üstünde hindistan cevizi var. |
| courgette (n) 🥒 | kabak | She adds courgette to the salad. | Salataya kabak ekler. |
| cream (n) 🍦 | krema | I want cream on my dessert. | Tatlımın üstüne krema istiyorum. |
| duck (n) 🦆 | ördek eti | They cook duck for a special dinner. | Özel bir akşam yemeği için ördek yaparlar. |
| herb (n) 🌿 | ot, baharat | He puts fresh herb on the soup. | Çorbanın içine taze ot koyar. |
| ingredient (n) 🧂 | malzeme | We need one more ingredient for the curry. | Köri için bir malzeme daha gerekiyor. |
| lamb chop (n) 🍖 | kuzu pirzola | The lamb chop smells really good. | Kuzu pirzola gerçekten çok güzel kokuyor. |
| meat (n) 🍖 | et | There is meat in the sandwich. | Sandviçte et var. |
| mushroom (n) 🍄 | mantar | I don’t eat mushroom in pasta. | Makarnada mantar yemem. |
| pineapple (n) 🍍 | ananas | Pineapple juice is sweet and fresh. | Ananas suyu tatlı ve ferah. |
| salmon (n) 🐟 | somon | We grill salmon for dinner. | Akşam yemeği için somon ızgara yaparız. |
| seafood (n) 🦐 | deniz ürünleri | This restaurant sells seafood. | Bu restoran deniz ürünleri satıyor. |
| spinach (n) 🥬 | ıspanak | Spinach is healthy for us. | Ispanak bizim için sağlıklıdır. |
| sweetcorn (n) 🌽 | mısır | I put sweetcorn in my soup. | Çorbama mısır koyarım. |
| tuna (n) 🐟 | ton balığı | He makes a tuna sandwich quickly. | O hızlıca ton balıklı sandviç yapar. |
| vinegar (n) 🧴 | sirke | She adds vinegar to the salad. | Salataya sirke ekler. |
| yoghurt (n) 🥛 | yoğurt | I eat yoghurt after lunch. | Öğle yemekten sonra yoğurt yerim. |
🌍 International Dishes Vocabulary (Dünya Yemeklerinin Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| barbecue (n) 🔥 | mangal | We have a barbecue in the garden. | Bahçede mangal yaparız. |
| burger (n) 🍔 | hamburger | I choose a burger with cheese. | Peynirli hamburger seçerim. |
| couscous (n) 🍚 | kuskus | Couscous is popular in some countries. | Kuskus bazı ülkelerde popülerdir. |
| curry (n) 🍛 | köri | The curry is hot, so I drink water. | Köri sıcak, bu yüzden su içerim. |
| dessert (n) 🍰 | tatlı | We share a dessert after dinner. | Akşam yemeğinden sonra bir tatlı paylaşırız. |
| dish (n) 🍽️ | yemek | This dish is famous in my town. | Bu yemek benim şehrimde ünlüdür. |
| falafel (n) 🧆 | falafel | I try falafel for the first time today. | Bugün ilk kez falafel denerim. |
| kebab (n) 🥙 | kebap | My dad orders kebab at the restaurant. | Babam restoranda kebap söyler. |
| noodle (n) 🍜 | erişte | She eats noodle with vegetables. | O, sebzeli erişte yer. |
| omelette (n) 🍳 | omlet | I make an omelette for breakfast. | Kahvaltı için omlet yaparım. |
| pasta (n) 🍝 | makarna | Pasta is easy to cook at home. | Makarna evde pişirmesi kolaydır. |
| soup (n) 🥣 | çorba | The soup is warm and delicious. | Çorba sıcak ve lezzetli. |
| stew (n) 🍲 | yahni | Grandma cooks stew on Sundays. | Babaannem pazar günleri yahni yapar. |
| street food (n) 🚚 | sokak yemeği | We buy street food near the square. | Meydanın yakınında sokak yemeği alırız. |
| tacos (n) 🌮 | taco | He eats tacos with his friends. | Arkadaşlarıyla taco yer. |
| Turkish pizza (n) 🥙 | lahmacun | We order Turkish pizza with ayran. | Ayranla lahmacun söyleriz. |
✨ Adjectives Vocabulary (Sıfatlar)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| bitter (adj) 😖 | acı (tat) | This tea is bitter without sugar. | Bu çay şekersiz acıdır. |
| creamy (adj) 🥛 | kremalı | The soup is creamy and soft. | Çorba kremalı ve yumuşak. |
| giant (adj) 🦖 | dev | They sell a giant burger here. | Burada dev bir hamburger satıyorlar. |
| hot (adj) 🔥 | sıcak | The soup is hot, be careful! | Çorba sıcak, dikkat et! |
| juicy (adj) 🧃 | sulu | The pineapple is juicy and fresh. | Ananas sulu ve taze. |
| local (adj) 🏡 | yerel | We try local food in every city. | Her şehirde yerel yemek deneriz. |
| regional (adj) 🗺️ | bölgesel | This is a regional dish from the south. | Bu, güneyden bir bölgesel yemektir. |
| salty (adj) 🧂 | tuzlu | The fries are too salty for me. | Patates kızartması benim için fazla tuzlu. |
| savoury (adj) 😋 | tuzlu (tatlı olmayan) | I like savoury snacks more than sweets. | Tatlılardan çok tuzlu atıştırmalıkları severim. |
| sour (adj) 🍋 | ekşi | This yoghurt is a little sour. | Bu yoğurt biraz ekşi. |
| spicy (adj) 🌶️ | baharatlı | The curry is spicy, so I eat slowly. | Köri baharatlı, bu yüzden yavaş yerim. |
| tender (adj) 🍗 | yumuşak | The meat is tender and easy to eat. | Et yumuşak ve yemesi kolay. |
✅ Verbs Vocabulary (Fiiller)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| crack (v) 🥚 | kırmak | I crack two eggs for the omelette. | Omlet için iki yumurta kırarım. |
| stir (v) 🥄 | karıştırmak | Please stir the soup with a spoon. | Lütfen çorbayı kaşıkla karıştır. |
| taste (v) 👅 | tatmak | I taste the curry before serving it. | Servis etmeden önce köriyi tadarım. |
🍬 Extra Vocabulary (Ekstra Kelimeler)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| sweet (n) 🍬 | şekerleme | I buy a sweet for my little sister. | Küçük kız kardeşime bir şekerleme alırım. |
| stall (n) 🛍️ | tezgâh | There is a food stall near the school. | Okulun yakınında bir yemek tezgâhı var. |
🍽️ How To Talk About Food Festivals (Yemek Festivallerinden Nasıl Bahsederiz?)
🧩 To Be (am/is/are)
Yemek festivallerini tanıtırken “bu nedir / nerede / nasıl?” gibi bilgiler verirken to be (am/is/are) kullanırız.
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
- I → am, he/she/it → is, you/we/they → are
- Cümle düzeni: Özne + am/is/are + bilgi
Örnekler
• This is a traditional food festival. (Bu, geleneksel bir yemek festivalidir.)
• The festival is in the city centre. (Festival şehir merkezindedir.)
• The Orange Festival is in Türkiye. (Portakal Festivali Türkiye’dedir.)
• The ingredients are eggs, milk, and cheese. (Malzemeler yumurta, süt ve peynirdir.)
• The street food stalls are very crowded today. (Sokak yemeği stantları bugün çok kalabalıktır.)
• The soup is hot and spicy. (Çorba sıcak ve acılıdır.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
- am not / is not / are not ile olumsuz yaparız.
- Kısaltmalar: isn’t / aren’t kullanılabilir. (am not kısaltılmaz.)
- Cümle düzeni: Özne + am/is/are + not + bilgi
Örnekler
• This is not an international food fair. (Bu, uluslararası bir yemek fuarı değildir.)
• The festival isn’t in a small town. (Festival küçük bir kasabada değildir.)
• The ingredients aren’t only vegetables. (Malzemeler sadece sebze değildir.)
• The kebab isn’t sweet. (Kebap tatlı değildir.)
• The stalls aren’t empty in the evening. (Stantlar akşamları boş değildir.)
• I am not hungry right now. (Şu an aç değilim.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
- Am/Is/Are başa gelir.
- Cümle düzeni: Am/Is/Are + özne + bilgi?
- Kısa cevap: Yes, I am. / No, I’m not. — Yes, he is. / No, he isn’t. — Yes, they are. / No, they aren’t.
- Wh- sorular: What/Where/Why + am/is/are + özne … ?
Örnekler
• Is this a local festival? (Bu yerel bir festival mi?)
• Are the ingredients fresh? (Malzemeler taze mi?)
• Is the food spicy or mild? (Yemek acı mı yoksa hafif mi?)
• What festival is this? (Bu hangi festival?)
• Where is the food fair? (Yemek fuarı nerede?)
• Are you ready for the tasting? (Tadım için hazır mısın?)
⏰ Simple Present Tense (Geniş Zaman)
Festivallerde her yıl/ her gün yapılan rutinleri, genel gerçekleri ve alışkanlıkları anlatırken Simple Present Tense (Geniş Zaman) kullanırız.
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
Kurallar
- I/you/we/they → fiil yalın (taste, cook, serve)
- he/she/it → fiile ek gelir
- Çoğu fiilde -s: cook → cooks
- Fiil -ch / -sh / -x / -o ile biterse -es: watch → watches, finish → finishes, mix → mixes, go → goes
- Fiil sessiz + y ile biterse -ies: study → studies
- Fiil sesli + y ile biterse -s: play → plays
Örnekler
• We taste traditional dishes at the festival. (Festivalde geleneksel yemekleri tadarız.)
• People buy street food and drinks. (İnsanlar sokak yemeği ve içecek alır.)
• They cook omelette in a very big pan. (Çok büyük bir tavada omlet pişirirler.)
• She serves soup with bread. (Çorbayı ekmekle servis eder.)
• He tries different desserts every year. (Her yıl farklı tatlılar dener.)
• The chef mixes eggs and milk. (Aşçı yumurta ve sütü karıştırır.)
• The festival starts early on Saturday. (Festival cumartesi erken başlar.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
Kurallar
- I/you/we/they → don’t + fiil
- he/she/it → doesn’t + fiil
- doesn’t kullandığımızda fiil ek almaz: doesn’t cook ✅ (cooks ❌)
Örnekler
• We don’t eat dessert before dinner. (Akşam yemeğinden önce tatlı yemeyiz.)
• They don’t cook the same dish every day. (Her gün aynı yemeği pişirmezler.)
• He doesn’t like bitter flavours. (O buruk tatları sevmez.)
• She doesn’t buy fast food on weekdays. (Hafta içi hazır yemek satın almaz.)
• People don’t waste food at this event. (İnsanlar bu etkinlikte yiyecek israf etmez.)
• The chef doesn’t add too much salt. (Aşçı çok fazla tuz eklemez.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
Kurallar
- Do / Does başa gelir.
- I/you/we/they → Do + özne + fiil?
- he/she/it → Does + özne + fiil?
- Soru cümlesinde fiil yalın kalır: Does he cook? ✅ (cooks ❌)
Örnekler
• Do you prefer street food or traditional food? (Sokak yemeğini mi yoksa geleneksel yemeği mi tercih edersin?)
• Do they cook kebab at this festival? (Bu festivalde kebap pişirirler mi?)
• Does he taste the soup first? (O önce çorbayı tadar mı?)
• What do you cook at the Orange Festival? (Portakal Festivali’nde ne yaparsınız?)
• Where do they serve the dessert? (Tatlıyı nerede servis ederler?)
• How do you make orange jam? (Portakal reçelini nasıl yaparsın?)
• Does the festival start at noon? (Festival öğlen mi başlar?)
🍳 Present Progressive Tense (Şimdiki Zaman)
Tam şu anda yapılan işleri (şu anda yapılan pişirme, hazırlama, bekleme gibi işler) anlatırken Present Progressive Tense (Şimdiki Zaman) kullanırız.
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
- am/is/are + fiil-ing
- Cümle düzeni: Özne + am/is/are + V-ing
Örnekler
• We are cooking orange cake now. (Şu an portakallı kek pişiriyoruz.)
• They are preparing a big food fair today. (Bugün büyük bir yemek fuarı hazırlıyorlar.)
• The chef is chopping vegetables right now. (Aşçı şu an sebzeleri doğruyor.)
• People are waiting in a long line. (İnsanlar uzun bir sırada bekliyor.)
• She is tasting the soup at the moment. (O şu anda çorbayı tadıyor.)
• We are taking photos of the stalls. (Stantların fotoğraflarını çekiyoruz.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
- am/is/are + not + V-ing
- Kısaltma: isn’t / aren’t
Örnekler
• I am not eating anything right now. (Şu an hiçbir şey yemiyorum.)
• They aren’t serving dessert at the moment. (Şu an tatlı servis etmiyorlar.)
• He isn’t drinking tea now. (O şu an çay içmiyor.)
• We aren’t leaving the festival yet. (Biz daha festivalden ayrılmıyoruz.)
• The chef isn’t adding sugar now. (Aşçı şu an şeker eklemiyor.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
- Am/Is/Are başa gelir ve fiil -ing alır.
- Cümle düzeni: Am/Is/Are + özne + V-ing?
- Wh- sorular: What/Why/Where + am/is/are + özne + V-ing?
Örnekler
• Are you cooking at home now? (Şu an evde yemek yapıyor musun?)
• Is the chef making soup right now? (Aşçı şu an çorba yapıyor mu?)
• What are you cooking now? (Şu an ne pişiriyorsun?)
• Why are they waiting outside? (Neden dışarıda bekliyorlar?)
• Are we going to the food fair today? (Bugün yemek fuarına gidiyor muyuz?)
🔁 Simple Present vs Present Progressive
🧠 Kurallar
- Simple Present Tense (Geniş Zaman): rutin/alışkanlık (her gün, her hafta, her yıl)
- Present Progressive Tense (Şimdiki Zaman): şu an olan iş
Örnekler
• They serve omelette with bread. (Omleti ekmekle servis ederler.) / We are serving it with green pepper now. (Biz ise şu an yeşil biberle servis ediyoruz.)
• People visit the festival every year. (İnsanlar festivali her yıl ziyaret eder.) / People are visiting it today. (İnsanlar bugün ziyaret ediyor.)
• He cooks traditional dishes on weekends. (Hafta sonları geleneksel yemekler yapar.) / He is cooking a new recipe now. (Şu an yeni bir tarif yapıyor.)
💬 Common Phrases (Yaygın Kullanılan Kalıplar)
🧾 Example Sentences (Örnek Cümleler)
• This tastes amazing! (Tadı muhteşem!)
• What a delicious meal! (Ne lezzetli bir yemek!)
• I’m full, but I can’t stop eating! (Doydum ama yemeyi bırakamıyorum!)
• You’re good at cooking! (Yemek yapmada iyisin!)
• You’re bad at cooking! (Yemek yapmada iyi değilsin!)
🗣️ Example Dialogue (Örnek Diyalog)
Tasting Street Food (Sokak Lezzeti Tatma)
Zeynep: This tastes amazing! (Tadı muhteşem!) What a delicious meal! (Ne lezzetli bir yemek!)
Arda: I’m full, but I can’t stop eating! (Doydum ama yemeyi bırakamıyorum!) You’re good at cooking! (Yemek yapmada iyisin!)
Zeynep: Thanks! (Teşekkürler!) I cook pasta at home, too. (Evde de makarna pişiririm.)
Arda: Great job! (Harika iş!) Let’s taste dessert next. (Şimdi de tatlı tadalım.)
🎯 Fun Activities (Eğlenceli Etkinlikler)
• 🍽️ Festival Menüsü Tasarlama
• Defterimize hayali bir yemek festivali menüsü hazırlayalım.
• Menüye 6 ürün yazalım (çorba, tatlı, sokak lezzeti gibi).
• Her ürün için 1 cümleyle İngilizce tanıtalım. (Toplam 6 cümle)
• Sınıfta sırayla okuyalım; arkadaşlarımız “Which one do you choose?” gibi seçenek soruları sorsun, biz de cevaplayalım.
• 🎤 Şef Röportajı
• İkişerli olalım: biri “röportaj yapan”, biri “şef” olsun.
• Röportaj yapan kişi 5 soru hazırlasın ve İngilizce sorsun.
• Şef de her soruya en az 2 cümleyle İngilizce cevap versin.
• 🧭 At mı In mi? Hızlı Karar Oyunu
• Tahtaya 10 cümlelik boşluklu örnekler yazalım.
• Her boşluğa “at” mi “in” mi geleceğine karar verelim.
• Sonunda 2 örneği de biz yazalım ve sınıfa soralım.
🎵 Song Time (Şarkı Zamanı)
Life In The City ünitesinde birçok yeni kelime öğrendik ve şimdi de hem bu ünitede pekiştirmemiz gereken u, t, v seslerini hem de öğrendiğimiz kelimelerin bir kısmını aşağıdaki şarkıyı söyleyerek tekrar edeceğiz.
• Tuna soup is truly good! (Ton balıklı çorba gerçekten çok iyi!)
• Two tacos, tasty and sweet! (İki tako, lezzetli ve tatlı!)
• This thin dish tastes great! (Bu ince yemek harika tat veriyor!)
• We stir the stew, then taste it! (Yahniyi karıştırırız, sonra tadarız!)
• Vinegar and veggies—very fresh! (Sirke ve sebzeler—çok taze!)
• Thank you, city food—so yummy! (Teşekkürler şehir yemekleri—çok nefis!)
🧩 Quiz Quiz (Hızlı Quiz)
🏡 Fun Homeworks (Eğlenceli Ödevler)
• 📝 Tarif Kartı Yazma
• Bir yemek seçelim ve 5 malzeme belirleyelim.
• 5 cümleyle İngilizce tarif yazalım.
• En az 2 cümlede “every day / now” gibi zaman ifadesi kullanalım.
• 🗣️ Rutin mi, Şu An mı?
• 4 cümle yazalım: 2 tanesi rutin, 2 tanesi şu an olan şey olsun.
• Hepsini İngilizce yazalım ve parantez içinde Türkçesini ekleyelim.
• 🎉 Özel Gün Cümleleri
• 30 August ile ilgili 2 cümle İngilizce yazalım: biri rutin, biri “şu an” cümlesi gibi olsun.
• “at / in” kullanmayı da deneyelim.
✅ What Have We Learned In This Unit? (Bu Ünitede Ne Öğrendik?)
• 9. Sınıf İngilizce Life In The City (Şehirde Hayat) kapsamında yerel/uluslararası yemek kültürü ve yemek festivalleri hakkında konuşmayı öğrendik.
• Seçenek sorularında or (ya da) ile soru sormayı ve cevaplamayı pekiştirdik.
• Rutinleri anlatırken Simple Present Tense (Geniş Zaman) ile doğru cümle kurduk.
• Şu an olan şeyleri anlatırken Present Progressive Tense (Şimdiki Zaman) kullandık.
• Do/Does ile soru kurmayı, kısa cevap vermeyi ve fiilin doğru halini seçmeyi öğrendik.
• At / in farkını basit bir taktikle ayırt etmeyi öğrendik.
• Birçok yeni İngilizce kelime öğrendik!