👨👩👧 9. Sınıf İngilizce 4. Ünite: Family Life (Aile Hayatı) Konu Anlatımı ve Kelimeleri 👨👩👧
🌟 What Will We Learn in This Unit? (Bu Ünitede Ne Öğreneceğiz?)
• Aile üyelerimizin mesleklerini söylemeyi ve sormayı öğreneceğiz.
• İnsanların nerede çalıştığını at / in / on ile anlatacağız.
• İş rutinlerini ve iş aktivitelerini Simple Present Tense (Geniş Zaman) ile anlatacağız.
• What do you do? / What does he/she do? gibi sorular sorup cevaplayacağız.
🧑💼 Jobs Vocabulary (Meslek Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| accountant (n) | muhasebeci | My aunt works as an accountant. | Teyzem muhasebeci olarak çalışıyor. |
| architect (n) | mimar | The architect designs modern buildings. | Mimar modern binalar tasarlar. |
| bank clerk (n) | banka memuru | The bank clerk helps customers every day. | Banka memuru her gün müşterilere yardım eder. |
| businessperson (n) | iş insanı | The businessperson manages a big company. | İş insanı büyük bir şirketi yönetir. |
| computer programmer (n) | bilgisayar programcısı | A computer programmer writes software. | Bilgisayar programcısı yazılım yazar. |
| content creator (n) | içerik üreticisi | The content creator shares videos online. | İçerik üreticisi internette videolar paylaşır. |
| digital marketer (n) | dijital pazarlamacı | A digital marketer promotes brands online. | Dijital pazarlamacı markaları internette tanıtır. |
| journalist (n) | gazeteci | The journalist reports the news. | Gazeteci haberleri bildirir. |
| lawyer (n) | avukat | The lawyer defends people in court. | Avukat insanları mahkemede savunur. |
| pharmacist (n) | eczacı | The pharmacist works at a pharmacy. | Eczacı bir eczanede çalışır. |
| photographer (n) | fotoğrafçı | The photographer takes amazing photos. | Fotoğrafçı harika fotoğraflar çeker. |
| psychologist (n) | psikolog | A psychologist listens to people. | Psikolog insanları dinler. |
| scientist (n) | bilim insanı | The scientist does research in a lab. | Bilim insanı laboratuvarda araştırma yapar. |
| security guard (n) | güvenlik görevlisi | The security guard protects the building. | Güvenlik görevlisi binayı korur. |
| virtual assistant (n) | sanal asistan | A virtual assistant works remotely. | Sanal asistan uzaktan çalışır. |
🏢 Workplaces Vocabulary (İş Yeri Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| bank (n) | banka | She goes to the bank after work. | İşten sonra bankaya gider. |
| accounting firm (n) | muhasebe firması | He works at an accounting firm. | Bir muhasebe firmasında çalışıyor. |
| architecture firm (n) | mimarlık ofisi | The architecture firm designs houses. | Mimarlık ofisi evler tasarlar. |
| business office (n) | iş ofisi | The meeting is in the business office. | Toplantı iş ofisinde. |
| clinic (n) | klinik | The doctor works in a clinic. | Doktor bir klinikte çalışır. |
| IT company (n) | bilişim şirketi | She works for an IT company. | Bir bilişim şirketinde çalışıyor. |
| law firm (n) | hukuk bürosu | The lawyer works at a law firm. | Avukat bir hukuk bürosunda çalışır. |
| news agency (n) | haber ajansı | The news agency publishes stories. | Haber ajansı haberler yayımlar. |
| pharmacy (n) | eczane | The pharmacy is open today. | Eczane bugün açık. |
| photography studio (n) | fotoğraf stüdyosu | The photos are taken in a studio. | Fotoğraflar bir stüdyoda çekilir. |
| science lab (n) | bilim laboratuvarı | Students work in the science lab. | Öğrenciler bilim laboratuvarında çalışır. |
| shopping centre (n) | alışveriş merkezi | The shopping centre is very crowded. | Alışveriş merkezi çok kalabalık. |
| social media platform (n) | sosyal medya platformu | People share photos on this platform. | İnsanlar bu platformda fotoğraf paylaşır. |
🔧 Action Verbs Vocabulary (Eylem Fiilleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| advise (v) | tavsiye etmek | She advises people about money. | İnsanlara para konusunda tavsiye verir. |
| check (v) | kontrol etmek | Please check the email. | Lütfen e-postayı kontrol et. |
| counsel (v) | danışmanlık yapmak | He counsels students at school. | Okulda öğrencilere danışmanlık yapar. |
| defend (v) | savunmak | The lawyer defends her client. | Avukat müvekkilini savunur. |
| design (v) | tasarlamak | They design new buildings. | Yeni binalar tasarlarlar. |
| develop (v) | geliştirmek | The team develops software. | Ekip yazılım geliştirir. |
| manage (v) | yönetmek | She manages the company. | Şirketi yönetir. |
| organise (v) | organize etmek | He organises meetings. | Toplantıları organize eder. |
| promote (v) | tanıtmak | They promote new products. | Yeni ürünleri tanıtırlar. |
| publish (v) | yayımlamak | The website publishes articles. | Web sitesi makaleler yayımlar. |
| report (v) | haber yapmak | Journalists report events. | Gazeteciler olayları haber yapar. |
| research (v) | araştırmak | Scientists research new ideas. | Bilim insanları yeni fikirleri araştırır. |
| serve (v) | hizmet vermek | The waiter serves customers. | Garson müşterilere hizmet verir. |
| shoot (v) | çekmek | The photographer shoots photos. | Fotoğrafçı fotoğraf çeker. |
👨👩👧 Family Members Vocabulary (Aile Üyeleri Kelimeleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| cousin (n) | kuzen | My cousin lives in another city. | Kuzenim başka bir şehirde yaşıyor. |
| nephew (n) | yeğen (erkek) | My nephew is very young. | Yeğenim çok küçük. |
| niece (n) | yeğen (kız) | My niece goes to school. | Yeğenim okula gidiyor. |
| stepfather (n) | üvey baba | Her stepfather is kind. | Üvey babası naziktir. |
| stepmother (n) | üvey anne | She lives with her stepmother. | Üvey annesiyle yaşıyor. |
| stepson (n) | üvey oğul | The stepson is a student. | Üvey oğlu bir öğrenci. |
| stepdaughter (n) | üvey kız | His stepdaughter is twelve. | Üvey kızı on iki yaşında. |
| relative (n) | akraba | We visit our relatives often. | Akrabalarımızı sık sık ziyaret ederiz. |
👨👩👧👦 How To Talk About Family Members’ Jobs (Aile Üyelerinin İşlerinden Nasıl Bahsederiz?)
Aile üyelerini tanıtırken ve kimin ne iş yaptığını söylerken to be (am/is/are) kullanırız.
🧩 To Be (Am/Is/Are)
To be seçimi
- I → am
- He / She / It → is
- You / We / They → are
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
Kurallar
- He/she/it varsa is kullanırız.
- “I” ile am, “we/they/you” ile are kullanırız.
• My cousin is a journalist. (Kuzenim gazetecidir.)
• My aunt is a pharmacist. (Teyzem eczacıdır.)
• My uncle is a bank clerk. (Amcam banka memurudur.)
• I am a photographer. (Ben fotoğrafçıyım.)
• They are architects. (Onlar mimardır.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
Kurallar
- is not → isn’t, are not → aren’t
- am not “isn’t/aren’t” gibi tek kelimelik bir kısaltma olmaz; am not şeklinde kullanılır.
• I am not a lawyer. (Ben avukat değilim.)
• My cousin isn’t a security guard. (Kuzenim güvenlik görevlisi değildir.)
• My aunt isn’t an accountant. (Teyzem muhasebeci değildir.)
• They aren’t psychologists. (Onlar psikolog değildir.)
• He isn’t a computer programmer. (O bilgisayar programcısı değildir.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
Kurallar
- Soru cümlesinde am/is/are başa gelir.
- Kısa cevapta yine to be kullanırız: Yes, he is. / No, he isn’t.
• What is your job? (Senin işin ne?)
• What is her job? (Onun işi ne?)
• Is he a scientist? (O bilim insanı mı?)
• Are they architects? (Onlar mimar mı?)
• Is she a content creator? (O içerik üreticisi mi?)
🗣️ Example Dialogue (Örnek Diyalog)
Family Jobs (Aile Meslekleri)
Aylin: What is your cousin’s job? (Kuzeninin işi ne?)
Mert: He is a journalist. (O gazeteci.)
Aylin: Great job! (Harika iş!) Is he responsible for reporting the ceremony on 29 October? (29 Ekim’deki töreni haber yapmaktan sorumlu mu?)
Mert: Yes, he is. (Evet.) He is responsible for reporting the ceremony. (Töreni haber yapmaktan sorumlu.)
👩💼 How To Talk About Jobs And Work Routines (Meslekler ve İş Rutinlerinden Nasıl Bahsederiz?)
Mesleği to be ile söyleriz; işte yapılan işleri ve rutinleri Simple Present Tense (Geniş Zaman) ile anlatırız.
🕒 Simple Present Tense (Geniş Zaman)
Bu zamanı en çok “her gün / sık sık / genelde yaptığımız işler” gibi rutinleri anlatırken kullanırız.
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
Kurallar
- I/you/we/they ile fiil normal kalır: work, design, shoot
- He/she/it ile fiile ek gelir. Kontrol listesi:
- -s: work → works, design → designs
- -es (fiil -ch / -sh / -x / -o ile biterse): watch → watches, finish → finishes, mix → mixes, go → goes
- -y ile biterse:
- Öncesi sessiz harf ise y → i + es: study → studies, carry → carries, try → tries
- Öncesi sesli harf ise y kalır + s: play → plays, enjoy → enjoys
• She researches a new project. (O yeni bir proje araştırır.)
• I shoot photographs. (Ben fotoğraf çekerim.)
• They design buildings. (Onlar binalar tasarlar.)
• A bank clerk serves customers. (Banka memuru müşterilere hizmet verir.)
• A security guard checks IDs. (Güvenlik görevlisi kimlikleri kontrol eder.)
• A computer programmer develops software. (Bilgisayar programcısı yazılım geliştirir.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
Kurallar
- Olumsuzda yardımcı fiil kullanırız: don’t / doesn’t
- I/you/we/they → don’t, he/she/it → doesn’t
- Asıl fiil yalın kalır: doesn’t develop ✅ / doesn’t develops ❌
• I don’t work at a bank. (Ben bankada çalışmam.)
• They don’t design buildings. (Onlar binalar tasarlamaz.)
• We don’t publish online every day. (Biz her gün internette paylaşım yapmayız.)
• He doesn’t report the news on Sundays. (O pazar günleri haber yapmaz.)
• She doesn’t develop software at night. (O gece yazılım geliştirmez.)
• A businessperson doesn’t retire early. (Bir iş insanı erken emekli olmaz.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
Kurallar
- Soru için yardımcı fiil kullanırız: Do / Does
- I/you/we/they → Do, he/she/it → Does
- Yardımcı fiil başa geçer asıl fiil yalın kalır:
Does he work? ✅ / Does he works? ❌ - Kısa cevap: Yes, I do. / No, I don’t. – Yes, he does. / No, he doesn’t.
• What does she do? (O ne iş yapar?)
• What do you do? (Sen ne iş yaparsın?)
• Does he work in a news agency? (O bir haber ajansında mı çalışır?)
• Do they design buildings? (Onlar binalar tasarlar mı?)
• Does your uncle check IDs? (Amcan kimlik kontrol eder mi?)
• Where do you work? (Sen nerede çalışırsın?)
🗣️ Example Dialogue (Örnek Diyalog)
Daily Work Routine (Günlük İş Rutini)
Deniz: What do you do? (Sen ne iş yaparsın?)
Eren: I’m a photographer. (Ben fotoğrafçıyım.) I shoot photographs and publish online. (Fotoğraf çekerim ve internette paylaşım yaparım.)
Deniz: Great job! (Harika iş!) Do you work on a social media platform, too? (Bir sosyal medya platformunda da çalışır mısın?)
Eren: Yes, I do. (Evet.) I promote brand awareness on that platform. (O platformda marka bilinirliğini artırırım.)
🏢 How To Talk About Workplaces (İş Yerlerinden Nasıl Bahsederiz?)
Birinin nerede çalıştığını söylerken at / in / on seçimi cümleyi doğru ve doğal yapar.
📍 At / In / On
Kurallar
- at: tek bir nokta gibi düşündüğümüz yerler → at a bank, at a clinic
- in: içinde bulunduğumuz kurum/yer → in an IT company, in a science lab
- on: platform/yayın alanı → on a social media platform
✅ 😊 Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
• He works at a bank. (O bankada çalışır.)
• She works in an IT company. (O bir bilişim şirketinde çalışır.)
• They work in a science lab. (Onlar bilim laboratuvarında çalışır.)
• My aunt works at a pharmacy. (Teyzem eczanede çalışır.)
• She publishes on a social media platform. (O bir sosyal medya platformunda paylaşım yapar.)
🚫 Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
• I don’t work at a clinic. (Ben klinikte çalışmam.)
• He doesn’t work in a law firm. (O bir hukuk bürosunda çalışmaz.)
• They don’t work in a business office. (Onlar bir iş ofisinde çalışmaz.)
• She doesn’t publish on that platform. (O o platformda paylaşım yapmaz.)
• We don’t meet at the shopping centre today. (Biz bugün alışveriş merkezinde buluşmayız.)
❓ Question Sentences (Soru Cümleleri)
• Where does he work? (O nerede çalışır?)
• Does she work at a clinic? (O klinikte mi çalışır?)
• Do they work in an accounting firm? (Onlar bir muhasebe firmasında mı çalışır?)
• Does he publish on a social media platform? (O bir sosyal medya platformunda mı paylaşım yapar?)
• Do you work at a news agency? (Sen bir haber ajansında mı çalışırsın?)
🗣️ Example Dialogue (Örnek Diyalog)
Where They Work (Nerede Çalışırlar?)
Sude: Where does your aunt work? (Teyzen nerede çalışıyor?)
Bora: She works at a pharmacy. (O eczanede çalışıyor.)
Sude: She made it! (Başardı!) Is she in charge of the new system there? (Oradaki yeni sistemden sorumlu mu?)
Bora: Yes, she is. (Evet.) She is in charge of the new system. (Yeni sistemden sorumlu.)
💬 Common Phrases (Yaygın Kullanılan Kalıplar)
• Great job! (Harika iş!)
• She made it! (Başardı!)
• He is in charge of the building. (Binadan sorumlu.)
• She is responsible for designing the plans. (Planları tasarlamaktan sorumlu.)
Örnek Cümleler
• Great job! You designed the plans well. (Harika iş! Planları iyi tasarladın.)
• She made it! She managed the business successfully. (Başardı! İşini başarılı şekilde yönetti.)
• He is in charge of the building, so he checks IDs. (Binadan sorumlu, bu yüzden kimlik kontrol eder.)
• She is responsible for designing the plans in the architecture firm. (Mimarlık firmasında planları tasarlamaktan sorumlu.)
🎯 Fun Activities (Eğlenceli Etkinlikler)
• 🧑⚕️ Sınıfta herkes bir meslek seçip kısa bir “kimim ve nerede çalışırım?” tanıtımı yapalım.
• 🏢 Tahtaya birkaç iş yeri yazalım ve “at / in / on” ile doğru eşleştirelim.
• 🎤 İkişerli gruplar kurup kısa meslek röportajları yapalım: “Ne iş yapıyorsun? Nerede çalışıyorsun? Günlük rutinin ne?”
🎵 Song Time (Şarkı Zamanı)
Family Life ünitesinde birçok yeni kelime öğrendik ve şimdi de hem bu ünitede pekiştirmemiz gereken o, m, n, p seslerini hem de öğrendiğimiz kelimelerin bir kısmını aşağıdaki şarkıyı söyleyerek tekrar edeceğiz.
• We work remotely, more and more! (Biz uzaktan çalışırız, daha da daha da!)
• We promote brand awareness, we go! (Biz marka bilinirliğini artırırız, haydi!)
• Programmers develop software, boom! (Programcılar yazılım geliştirir, boom!)
• Pharmacists help people in the room! (Eczacılar odadaki insanlara yardım eder!)
• Photographers shoot photographs—snap, snap! (Fotoğrafçılar fotoğraf çeker—çıt, çıt!)
• Journalists report news—clap, clap! (Gazeteciler haber yapar—alkış, alkış!)
• Managers manage, planners plan! (Yöneticiler yönetir, planlayıcılar planlar!)
• We do our best—yes, we can! (En iyimizi yaparız—evet, yaparız!)
🧩 Quick Quiz (Hızlı Quiz)
🏡 Fun Homeworks (Eğlenceli Ödevler)
• 📝 Evde bir aile bireyini seçip 5 cümleyle mesleğini ve iş rutinini yazalım.
• 🏷️ Üç iş yeri seçip her biri için “nerede çalışır?” cümlesi kuralım ve doğru yer edatını kullanalım.
• 🎭 Küçük bir rol yapma hazırlayalım: Biri iş görüşmesi yapan kişi, biri çalışan olsun; kısa bir konuşma yazalım.
✅ What Have We Learned in This Unit? (Bu Ünitede Ne Öğrendik?)
9. sınıf İngilizce dersinin 4. ünitesi Family Life (Aile Hayatı) kapsamında;
• aile üyelerimizin mesleklerini söylemeyi ve sormayı öğrendik.
• İş yerlerini at / in / on ile anlatmayı öğrendik.
• İş rutinlerini Simple Present ile kurduk.
• Do/Does ile soru sormayı ve cevap vermeyi pekiştirdik.