6. Sınıf İngilizce 8. Tema: Life in the Universe & Future (Evrende ve Gelecekte Yaşam) Kelimeleri ve Kelime Etkinliği (Maarif Modeli)
6. Sınıf İngilizce dersinin 8. teması Life in the Universe & Future içerisinde öğrenmemiz gereken önemli kelimelerimizin hepsini şimdi tek tek okuyacağız. Okurken sadece kelimenin Türkçesini ezberlemekle kalmayacağız, kelimenin yanındaki hoparlör simgesine basarak kelimenin telaffuzunu öğreneceğiz ve biz de sesli bir şekilde tekrar edeceğiz. Ardından kelimenin nasıl kullanıldığını örnek İngilizce cümle içerisinde göreceğiz. Hadi başlayalım!
🪐 Vocabulary for Planets and the Earth as a Planet (Gezegenler ve Bir Gezegen Olarak Dünya ile İlgili Kelimeler)
| English | Türkçesi | Example Sentence | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| Moon 🌙 | Ay | We can see the Moon clearly on a cloudless night. | Ayı bulutsuz bir gecede açıkça görebiliriz. |
| Sun ☀️ | Güneş | Without the Sun, life on Earth would be impossible. | Güneş olmasaydı Dünya’da yaşam mümkün olmazdı. |
| Mercury 🪐 | Merkür | A spacecraft can reach Mercury after a long journey. | Bir uzay aracı uzun bir yolculuktan sonra Merkür’e ulaşabilir. |
| Venus ✨ | Venüs | Venus has a thick atmosphere around it. | Venüs’ün çevresinde kalın bir atmosfer vardır. |
| Mars 🔴 | Mars | People may build research stations on Mars in the future. | İnsanlar gelecekte Mars’ta araştırma istasyonları kurabilir. |
| Jupiter 🟠 | Jüpiter | Jupiter has many moons moving around it. | Jüpiter’in çevresinde hareket eden birçok uydusu vardır. |
| Saturn 💫 | Satürn | We can recognise Saturn by the rings around it. | Satürn’ü çevresindeki halkalardan tanıyabiliriz. |
| Uranus 🔵 | Uranüs | Uranus moves through a very distant orbit. | Uranüs çok uzak bir yörüngede hareket eder. |
| Neptune 🌌 | Neptün | Neptune needs many years to complete one orbit. | Neptün’ün bir yörüngeyi tamamlaması uzun yıllar sürer. |
| atmosphere 🌍 | atmosfer | A healthy atmosphere is necessary for living things. | Sağlıklı bir atmosfer canlılar için gereklidir. |
| nature 🌿 | doğa | Future cities should live in harmony with nature. | Geleceğin şehirleri doğayla uyum içinde olmalıdır. |
| light 💡 | ışık | Plants need light to grow well. | Bitkilerin iyi büyümek için ışığa ihtiyacı vardır. |
| land 🏞️ | kara, toprak | Green technology can protect land from pollution. | Yeşil teknoloji toprağı kirlilikten koruyabilir. |
| orbit 🌀 | yörünge | Satellites stay in orbit around the Earth. | Uydular Dünya’nın çevresindeki yörüngede kalır. |
🌪️ Vocabulary for Extreme Weather Conditions (Aşırı Hava Koşullarıyla İlgili Kelimeler)
| English | Türkçesi | Example Sentence | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| storm ⛈️ | fırtına | The school closed early because a storm was coming. | Yaklaşan bir fırtına nedeniyle okul erken kapandı. |
| thunder 🔊 | gök gürültüsü | Thunder woke me up in the middle of the night. | Gök gürültüsü beni gecenin ortasında uyandırdı. |
| lightning ⚡ | şimşek | We stayed indoors when lightning appeared over the hills. | Tepelerin üzerinde şimşek görüldüğünde içeride kaldık. |
| flood 🌊 | sel | The new barriers may protect the town from a flood. | Yeni bariyerler kasabayı selden koruyabilir. |
| draught 🏜️ | kuraklık | Farmers store water to prepare for a long draught. | Çiftçiler uzun bir kuraklığa hazırlanmak için su depolar. |
| tornado 🌪️ | hortum | People should move to a safe place when a tornado approaches. | Bir hortum yaklaştığında insanlar güvenli bir yere geçmelidir. |
| thunderstorm 🌩️ | gök gürültülü fırtına | The weather app warns us about a thunderstorm this afternoon. | Hava durumu uygulaması bizi bu öğleden sonraki gök gürültülü fırtına konusunda uyarıyor. |
| blizzard 🌨️ | tipi | Flights may stop when a blizzard covers the airport with snow. | Bir tipi havaalanını karla kapladığında uçuşlar durabilir. |
| hurricane 🌀 | kasırga | A hurricane can damage buildings near the sea. | Bir kasırga denize yakın binalara zarar verebilir. |
| close 📍 | yakın | The dark clouds are getting close to our town. | Koyu bulutlar kasabamıza yaklaşıyor. |
| bright 🌟 | parlak | The sky became bright for a second after the lightning. | Şimşekten sonra gökyüzü bir saniyeliğine parlak hâle geldi. |
| far ↔️ | uzak | The rescue team is far from the flooded village. | Kurtarma ekibi sel basan köyden uzakta. |
| large 🔭 | büyük | Scientists are watching a large weather system over the ocean. | Bilim insanları okyanusun üzerindeki büyük bir hava sistemini izliyor. |
| freezing 🥶 | dondurucu | People wear thick coats in freezing weather. | İnsanlar dondurucu havada kalın montlar giyer. |
| stormy 🌧️ | fırtınalı | We will stay at home if the evening becomes stormy. | Akşam hava fırtınalı olursa evde kalacağız. |
| extreme weather conditions 🌦️ | aşırı hava koşulları | New houses may be designed to resist extreme weather conditions. | Yeni evler aşırı hava koşullarına dayanacak şekilde tasarlanabilir. |
| extremely 🚀 | son derece | It is extremely cold near the top of the mountain. | Dağın zirvesine yakın yerlerde hava son derece soğuktur. |
🤖 Vocabulary for Life on Earth in the Future (Gelecekte Dünya'daki Yaşamla İlgili Kelimeler)
| English | Türkçesi | Example Sentence | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| experience 🧭 | deneyim | Visiting a space museum can be an unforgettable experience. | Bir uzay müzesini ziyaret etmek unutulmaz bir deneyim olabilir. |
| expert 🧑🔬 | uzman | The expert will answer our questions about future energy. | Uzman, geleceğin enerjisi hakkındaki sorularımızı cevaplayacak. |
| factory 🏭 | fabrika | This factory is going to use robots for dangerous jobs. | Bu fabrika tehlikeli işler için robotlar kullanacak. |
| goal 🎯 | hedef | One important goal is to reduce pollution before 2050. | Önemli hedeflerden biri 2050’den önce kirliliği azaltmaktır. |
| knowledge 📚 | bilgi | Students will need scientific knowledge to design new solutions. | Öğrencilerin yeni çözümler tasarlamak için bilimsel bilgiye ihtiyacı olacak. |
| peace 🕊️ | barış | Future generations deserve to live in peace. | Gelecek nesiller barış içinde yaşamayı hak eder. |
| population 👥 | nüfus | A growing population will need more food and clean water. | Artan bir nüfusun daha fazla yiyeceğe ve temiz suya ihtiyacı olacak. |
| possibility 💭 | olasılık | There is a possibility that people will travel to Mars one day. | İnsanların bir gün Mars’a seyahat etme olasılığı vardır. |
| purpose 🤖 | amaç | The main purpose of the machine is to save energy. | Makinenin temel amacı enerji tasarrufu sağlamaktır. |
| source 🔋 | kaynak | Wind may become a major source of clean electricity. | Rüzgâr temiz elektriğin önemli bir kaynağı hâline gelebilir. |
| technology 💻 | teknoloji | New technology is going to make homes more efficient. | Yeni teknoloji evleri daha verimli hâle getirecek. |
| development 📈 | gelişme, gelişim | This development could change how people communicate. | Bu gelişme insanların iletişim kurma biçimini değiştirebilir. |
| distance 📏 | mesafe, uzaklık | The distance between Earth and Mars changes during the year. | Dünya ile Mars arasındaki mesafe yıl içinde değişir. |
| exist 🌱 | var olmak | Simple life forms may exist under the surface of another planet. | Basit yaşam biçimleri başka bir gezegenin yüzeyinin altında var olabilir. |
| expect ⏳ | beklemek | Scientists expect electric transport to become more common. | Bilim insanları elektrikli ulaşımın daha yaygın hâle gelmesini bekliyor. |
| hope 🙏 | ummak | We hope future cities will have more green spaces. | Geleceğin şehirlerinde daha fazla yeşil alan olmasını umuyoruz. |
| invent 🛠️ | icat etmek | Young scientists may invent machines that clean polluted water. | Genç bilim insanları kirli suyu temizleyen makineler icat edebilir. |
| predict 🔮 | tahmin etmek | Weather computers can predict dangerous storms earlier. | Hava durumu bilgisayarları tehlikeli fırtınaları daha erken tahmin edebilir. |
| suppose 🤔 | varsaymak, sanmak | I suppose people will use more solar energy in the future. | İnsanların gelecekte daha fazla güneş enerjisi kullanacağını sanıyorum. |
| run out ⛽ | tükenmek | Fresh water can run out if people use it carelessly. | İnsanlar dikkatsizce kullanırsa temiz su tükenebilir. |
| compose of 🏙️ | oluşmak | The smart village will be composed of homes, gardens, and solar stations. | Akıllı köy evlerden, bahçelerden ve güneş enerjisi istasyonlarından oluşacak. |
| alive 🌱 | canlı, hayatta | Seeds may stay alive during a long space journey. | Tohumlar uzun bir uzay yolculuğu sırasında canlı kalabilir. |
| flying 🚗 | uçan | Flying buses may carry people above crowded streets. | Uçan otobüsler insanları kalabalık caddelerin üzerinden taşıyabilir. |
| following ➡️ | sonraki, takip eden | The following decade may bring major changes in transport. | Sonraki on yıl ulaşımda büyük değişiklikler getirebilir. |
| visible 👁️ | görünür | Saturn may be visible tonight with a small telescope. | Satürn bu gece küçük bir teleskopla görünür olabilir. |
🇹🇷 National & Religious Days, Festivals and Celebrations (Millî ve Dinî Günler, Bayramlar ve Kutlamalar)
| English | Türkçesi | Example Sentence | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| 29 October Republic Day 🇹🇷 | 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı | We celebrate 29 October Republic Day with a school ceremony. | 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı okul töreniyle kutlarız. |
| 23 April National Sovereignty and Children’s Day 🧒 | 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı | Children from different countries meet during 23 April National Sovereignty and Children’s Day celebrations. | Farklı ülkelerden çocuklar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında buluşur. |
| 19 May Commemoration of Atatürk, Youth and Sports Day 🏃 | 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı | Our school organises sports and science activities for 19 May Commemoration of Atatürk, Youth and Sports Day. | Okulumuz 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için spor ve bilim etkinlikleri düzenler. |
| 15 July Democracy and National Unity Day 🕊️ | 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü | Students learn about solidarity on 15 July Democracy and National Unity Day. | Öğrenciler 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde dayanışma hakkında bilgi edinir. |
| 30 August Victory Day 🏆 | 30 Ağustos Zafer Bayramı | We attend a ceremony for 30 August Victory Day in our town. | Kasabamızda 30 Ağustos Zafer Bayramı için düzenlenen bir törene katılırız. |
| Eid al-Fitr 🌙 | Ramazan Bayramı | Children visit their relatives and share good wishes during Eid al-Fitr. | Çocuklar Ramazan Bayramı’nda akrabalarını ziyaret eder ve iyi dileklerini paylaşır. |
| Festival of Sacrifice 🕌 | Kurban Bayramı | People often visit family members during the Festival of Sacrifice. | İnsanlar Kurban Bayramı’nda sık sık aile üyelerini ziyaret eder. |
Multi Vocab Expert ile Kelime Bilgini Test Et!
Life in the Universe & Future temasının kelimelerinde kendine yeteri kadar güveniyor musun? Eğer güveniyorum diyorsan senin için aşağıda bir etkinliğimiz var. Aşağıdaki etkinlikte bu temada öğrendiğimiz kelimelerden oluşan çeşitli görevler seni bekliyor! Bu görevlerde yukarıda öğrendiğimiz kelimelerin İngilizcelerine ve Türkçelerine ciddi anlamda ihtiyacın olacak. Tüm kelimeleri doğru bilip Multi Vocab Expert olmak istiyorsan hemen başla!