5. Sınıf İngilizce 3. Ünite: Personal Life (Kişisel Hayat) Konu Anlatımı ve Kelimeleri
✅ Bu Ünitede Ne Öğreneceğiz? (What Will We Learn in This Unit?)
• İnsanları tarif ederken kullanacağımız vücut bölümleri ve fiziksel özellikler kelimelerini
• Kıyafetler ve aksesuarlar ile birinin görünüşünü daha net anlatmayı
• Bir eşyanın kime ait olduğunu söylemek için iyelik sıfatlarını (my, your, his…)
• Alışkanlıklarımızı anlatmak için Simple present (Geniş zaman) yapısını
• “Ne sıklıkla?” sorusunu ve sıklık zarflarını
• In / on / at / every gibi zaman ifadelerini
• “Değil mi?” anlamındaki question tags (soru ekleri) kullanımını
👤 Body Parts (Vücut Bölümleri)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| arm 💪 | kol | My arm hurts today. | Kolum bugün ağrıyor. |
| body 🧍 | vücut | The human body is amazing. | İnsan vücudu harikadır. |
| eye 👁️ | göz | I have brown eyes. | Kahverengi gözlerim var. |
| face 🙂 | yüz | She has a friendly face. | Onun sevimli bir yüzü var. |
| finger ☝️ | parmak | Point with your finger. | Parmağınla işaret et. |
| foot 🦶 | ayak | My foot is tired. | Ayağım yorgun. |
| hand ✋ | el | Wash your hands. | Ellerini yıka. |
| head 🧠 | baş | He nodded his head. | Başını salladı. |
| leg 🦵 | bacak | My leg is strong. | Bacağım güçlü. |
| neck 🧣 | boyun | My neck feels stiff. | Boynum tutulmuş. |
| nose 👃 | burun | My nose is cold. | Burnum üşüyor. |
| tooth 🦷 | diş | This tooth hurts. | Bu diş ağrıyor. |
| teeth 😁 | dişler | Brush your teeth. | Dişlerini fırçala. |
📏 Physical Features (Fiziksel Özellikler)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| height 📏 | boy | What is your height? | Boyun kaç? |
| medium height ⚖️ | orta boy | He is medium height. | O orta boylu. |
| tall 📐 | uzun | She is very tall. | O çok uzun. |
| short 📉 | kısa | The table is short. | Masa kısa. |
| thin 🪶 | ince, zayıf | The cat is thin. | Kedi zayıf. |
| thick 🧱 | kalın | This book is thick. | Bu kitap kalın. |
| curly 🌀 | kıvırcık | She has curly hair. | Onun kıvırcık saçları var. |
| straight ➖ | düz | My hair is straight. | Saçım düz. |
| wavy 🌊 | dalgalı | Her hair is wavy. | Saçı dalgalı. |
| round ⚪ | yuvarlak | The face is round. | Yüz yuvarlak. |
| square ⬛ | kare | The table is square. | Masa kare. |
| oval 🥚 | oval | The mirror is oval. | Ayna oval. |
👕 Clothes & Accessories (Kıyafetler ve Aksesuarlar)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| backpack 🎒 | sırt çantası | My backpack is heavy. | Sırt çantam ağır. |
| bag 👜 | çanta | I have a bag. | Bir çantam var. |
| belt 👖 | kemer | I wear a belt. | Kemer takarım. |
| boots 🥾 | bot | I wear boots in winter. | Kışın bot giyerim. |
| bow 🎀 | papyon | He wears a bow. | Papyon takıyor. |
| cap 🧢 | şapka | He wears a cap. | O şapka takar. |
| clothing 👚 | kıyafet | I like comfortable clothing. | Rahat kıyafetleri severim. |
| casual 👕 | günlük | I wear casual clothes. | Günlük kıyafetler giyerim. |
| coat 🧥 | palto | My coat is warm. | Paltom sıcak. |
| comfortable 🛋️ | rahat | These shoes are comfortable. | Bu ayakkabılar rahat. |
| cool 😎 | havalı | That jacket looks cool. | O ceket havalı görünüyor. |
| costume 🎭 | kostüm | She wears a costume. | Kostüm giyiyor. |
| cotton 🌱 | pamuk | This shirt is cotton. | Bu gömlek pamuk. |
| create 🎨 | yaratmak | She likes to create clothes. | Kıyafet yaratmayı sever. |
| dark 🌑 | koyu | This color is dark. | Bu renk koyu. |
| different 🔄 | farklı | This style is different. | Bu tarz farklı. |
| dress 👗 | elbise | She wears a dress. | Elbise giyiyor. |
| earrings 💎 | küpe | She wears earrings. | Küpe takıyor. |
| fabric 🧵 | kumaş | This fabric is strong. | Bu kumaş sağlam. |
| fancy dress ✨ | şık elbise | She wears a fancy dress. | Şık bir elbise giyiyor. |
| fashion 👠 | moda | Fashion changes every year. | Moda her yıl değişir. |
| fashionable 💃 | modaya uygun | She looks fashionable. | O modaya uygun giyiniyor. |
| glasses 👓 | gözlük | I wear glasses. | Gözlük takarım. |
| gloves 🧤 | eldiven | Gloves keep hands warm. | Eldivenler elleri sıcak tutar. |
| handbag 👜 | el çantası | My handbag is black. | El çantam siyah. |
| hat 🎩 | şapka | He wears a hat. | O şapka takar. |
| headscarf 🧕 | başörtüsü | She wears a headscarf. | Başörtüsü takıyor. |
| jacket 🧥 | ceket | This jacket is new. | Bu ceket yeni. |
| jeans 👖 | kot pantolon | I like jeans. | Kot pantolon severim. |
| jumper 🧶 | kazak | The jumper is soft. | Kazak yumuşak. |
| light 🌤️ | açık (renk) | I like light colors. | Açık renkleri severim. |
| necklace 📿 | kolye | The necklace is silver. | Kolye gümüş. |
| ordinary 🙂 | sıradan | I like ordinary clothes. | Sıradan kıyafetleri severim. |
| outfit 👗 | kıyafet | This outfit is nice. | Bu kıyafet güzel. |
| own 🧍♂️ | sahip olmak | I own many clothes. | Birçok kıyafete sahibim. |
| pants 👖 | pantolon | I wear pants every day. | Her gün pantolon giyerim. |
| raincoat 🌧️ | yağmurluk | I wear a raincoat. | Yağmurluk giyerim. |
| recycled ♻️ | geri dönüştürülmüş | This bag is recycled. | Bu çanta geri dönüştürülmüş. |
| ring 💍 | yüzük | She wears a ring. | Yüzük takıyor. |
| scarf 🧣 | atkı | I wear a scarf in winter. | Kışın atkı takarım. |
| shirt 👔 | gömlek | My shirt is white. | Gömleğim beyaz. |
| shoes 👟 | ayakkabı | My shoes are clean. | Ayakkabılarım temiz. |
| shorts 🩳 | şort | I wear shorts in summer. | Yazın şort giyerim. |
| silk 🪡 | ipek | Silk feels soft. | İpek yumuşak hissettirir. |
| silver 🪙 | gümüş | The ring is silver. | Yüzük gümüş. |
| skirt 👗 | etek | She wears a skirt. | Etek giyiyor. |
| socks 🧦 | çorap | My socks are blue. | Çoraplarım mavi. |
| stylish 😎 | şık | She looks stylish today. | Bugün şık görünüyor. |
| sunglasses 🕶️ | güneş gözlüğü | I wear sunglasses. | Güneş gözlüğü takarım. |
| sweater 🧶 | kazak | I wear a sweater in winter. | Kışın kazak giyerim. |
| T-shirt 👕 | tişört | I wear a T-shirt. | Tişört giyerim. |
| thick 🧱 | kalın | This coat is thick. | Bu palto kalın. |
| thin 🪶 | ince, zayıf | The fabric is thin. | Kumaş ince. |
| trendy 🔥 | moda | Trendy clothes are popular. | Moda kıyafetler popülerdir. |
| trousers 👖 | pantolon | I wear trousers. | Pantolon giyerim. |
| try on 👕 | denemek | Try on the jacket. | Ceketi dene. |
| umbrella ☂️ | şemsiye | Take an umbrella. | Şemsiye al. |
| watch ⌚ | kol saati | I wear a watch. | Kol saati takarım. |
| wear 👗 | giymek | I wear jeans. | Kot pantolon giyerim. |
| winter ❄️ | kış | Winter is cold. | Kış soğuktur. |
| wool 🐑 | yün | Wool is warm. | Yün sıcaktır. |
🔁 Adverbs of Frequency (Sıklık Zarfları)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| always 🔁 | her zaman | I always smile. | Her zaman gülümserim. |
| sometimes 🔄 | bazen | I sometimes read. | Bazen okurum. |
| rarely ⏳ | nadiren | I rarely eat fast food. | Nadiren fast food yerim. |
| never 🚫 | asla | I never lie. | Asla yalan söylemem. |
🕒 Daily Routines and Activities (Günlük Rutinler ve Aktiviteler)
| Kelime | Kelimenin Türkçesi | Örnek Cümle | Örnek Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
| computer 💻 | bilgisayar | I use a computer every day. | Her gün bilgisayar kullanırım. |
| book 📘 | kitap | I read a book at night. | Gece kitap okurum. |
| magazine 📰 | dergi | I buy a magazine. | Bir dergi satın alırım. |
| music 🎵 | müzik | I listen to music. | Müzik dinlerim. |
| video game 🎮 | video oyunu | I play a video game after school. | Okuldan sonra video oyunu oynarım. |
| map 🗺️ | harita | I look at the map. | Haritaya bakarım. |
| path 🚶 | yol | This path is long. | Bu yol uzundur. |
| adventure 🧭 | macera | Life is an adventure. | Hayat bir maceradır. |
| adventurer 🧑🚀 | maceracı | He is an adventurer. | O bir maceracı. |
| fashion show 👗 | moda defilesi | We watch a fashion show. | Bir moda defilesi izleriz. |
| watch 👀 | izlemek | I watch TV in the evening. | Akşam televizyon izlerim. |
| draw ✏️ | çizmek | I like to draw pictures. | Resim çizmeyi severim. |
| read 📖 | okumak | I read every day. | Her gün okurum. |
| go shopping 🛍️ | alışverişe gitmek | I go shopping on weekends. | Hafta sonları alışverişe giderim. |
| go out 🚶♂️ | dışarı çıkmak | I go out with my friends. | Arkadaşlarımla dışarı çıkarım. |
| travel ✈️ | seyahat etmek | I want to travel abroad. | Yurt dışına seyahat etmek istiyorum. |
| smile 😊 | gülümsemek | She smiles a lot. | O çok gülümser. |
| find 🔍 | bulmak | I find my keys. | Anahtarlarımı bulurum. |
| daily 📅 | günlük | This is my daily routine. | Bu benim günlük rutinim. |
| general 🌍 | genel | This is a general rule. | Bu genel bir kuraldır. |
🧩 Possessive adjectives (İyelik sıfatları)
Bir şeyin kime ait olduğunu söylerken ismin önüne getiririz.
My (benim), your (senin/sizin), his (onun-erkek), her (onun-kadın), its (onun-hayvan/eşya), our (bizim), their (onların)
✅ Example sentences (Örnek cümleler)
• My shoes are new. (Ayakkabılarım yeni.)
• Your hair is straight. (Saçın düz.)
• His jacket is black. (Onun ceketi siyah.)
• Her bag is heavy. (Onun çantası ağır.)
• Its tail is long. (Onun kuyruğu uzun.)
• Our classroom is big. (Sınıfımız büyük.)
• Their sunglasses are cool. (Onların güneş gözlükleri havalı.)
💬 Example dialogue (Örnek diyalog) – Possessives (İyelik)
Mina: Is this your scarf? (Bu senin atkın mı?)
Kerem: No, it isn’t my scarf. It’s her scarf. (Hayır, bu benim atkım değil. Bu onun atkısı.)
Mina: Okay! Then where is your coat? (Tamam! O zaman montun nerede?)
Kerem: My coat is on the chair. (Montum sandalyede.)
⏰ Simple present tense (Geniş zaman)
Bu zamanı alışkanlıkları, rutinleri ve genel doğruları anlatırken kullanırız.
Buradaki önemli nokta şudur: He/She/It ile fiil biraz değişebilir, çünkü “o” için konuşurken fiili farklı söyleriz.
✅ Affirmative sentences (Olumlu cümleler)
I / you / we / they ile fiil düz gelir.
He / she / it ile fiil çoğu zaman sonuna ek alır.
• I go to school every day. (Her gün okula giderim.)
• You play basketball after school. (Okuldan sonra basketbol oynarsın.)
• We study English on weekdays. (Hafta içi İngilizce çalışırız.)
• They watch films at night. (Geceleri film izlerler.)
• She reads books in the evening. (Akşamları kitap okur.)
🔎 Neden “reads” ama “read” değil?
Çünkü she “o” demektir ve İngilizcede “o” ile fiil biraz değişir.
❌ Negative sentences (Olumsuz cümleler)
Olumsuz yaparken don’t / doesn’t kullanırız.
doesn’t geldiğinde fiil tekrar düz hale döner, çünkü “-s” görevini zaten does taşır.
• I don’t get up early. (Erken kalkmam.)
• You don’t wear boots in summer. (Yazın bot giymezsin.)
• We don’t eat fast food every day. (Her gün fast food yemeyiz.)
• They don’t go to the gym on Sundays. (Pazarları spor salonuna gitmezler.)
• He doesn’t like rainy days. (Yağmurlu günleri sevmez.)
🔎 Neden “He doesn’t like” ama “likes” değil?
Çünkü olumsuzlukta işi doesn’t yapar; fiil düz kalır.
❓ Question sentences (Soru cümleleri)
Soru kurarken başa Do / Does gelir.
Does varsa özne genelde he/she/it olur.
• Do you walk to school? (Okula yürüyerek gider misin?)
• Do we need an umbrella today? (Bugün şemsiyeye ihtiyacımız var mı?)
• Do they wear uniforms? (Üniforma giyerler mi?)
• Does she speak English well? (İngilizceyi iyi konuşur mu?)
• Does he play tennis on Wednesdays? (Çarşambaları tenis oynar mı?)
💬 Example dialogue (Örnek diyalog) – Routines (Rutinler)
Arda: Do you go to school by bus? (Okula otobüsle gider misin?)
Sena: No, I don’t. I walk to school every morning. (Hayır. Her sabah okula yürürüm.)
Arda: Does your brother come with you? (Kardeşin seninle gelir mi?)
Sena: Yes, he does. He likes morning walks. (Evet gelir. Sabah yürüyüşlerini sever.)
🔁 Adverbs of frequency (Sıklık zarfları)
Bir işi ne kadar sık yaptığımızı söyler.
Genellikle öznenin ardından gelir; fiilden önce durur.
• always (daima)
• usually (genellikle)
• often (sık sık)
• sometimes (bazen)
• rarely/seldom (nadiren)
• never (asla)
Soru kalıbı: How often do you…? (Ne sıklıkla … yaparsın?)
✅ Examples (Örnekler)
• I always brush my teeth. (Dişlerimi her zaman fırçalarım.)
• She usually wears a dress on special days. (Özel günlerde genellikle elbise giyer.)
• We often meet our friends after school. (Okuldan sonra arkadaşlarımızla sık sık buluşuruz.)
• They sometimes play games at night. (Geceleri bazen oyun oynarlar.)
• He rarely eats chocolate. (Nadiren çikolata yer.)
💬 Example dialogue (Örnek diyalog) – Frequency (Sıklık)
Naz: How often do you wear sunglasses? (Ne sıklıkla güneş gözlüğü takarsın?)
Bora: I usually wear them in summer. (Onları genellikle yazın takarım.)
Naz: Do you always carry your backpack? (Sırt çantanı her zaman taşır mısın?)
Bora: Yes, I do. I never forget it. (Evet. Onu asla unutmam.)
🗓️ Time expressions (Zaman ifadeleri)
🟣 In
Aylar, mevsimler ve günün bölümleriyle kullanılır.
• in January (Ocak ayında)
• in summer (yazın)
• in the morning (sabahları)
🔵 On
Günlerle kullanılır.
• on Friday (Cuma günü)
• on weekdays (hafta içi)
🟠 At
Saatlerle ve bazı sabit zamanlarla kullanılır.
• at 8 o’clock (saat 8’de)
• at night (gece)
• at noon (öğlen)
🟢 Every
“Her” anlamı verir.
• every day (her gün)
• every week (her hafta)
💬 Example dialogue (Örnek diyalog) – Time expressions (Zaman)
Elif: Do you study English in the evening? (Akşamları İngilizce çalışır mısın?)
Can: Yes, I do. I study at 7 o’clock. (Evet. Saat 7’de çalışırım.)
Elif: Do you have PE on Monday? (Pazartesi beden eğitimi dersin var mı?)
Can: Yes, we have it on Monday and Wednesday. (Evet, Pazartesi ve Çarşamba var.)
✅ Question tags (Soru ekleri)
Karşımızdakinden onay almak için cümlenin sonuna “değil mi?” gibi kısa bir ek yaparız.
• Cümle olumluysa, ek olumsuz olur:
You wear jeans, don’t you? (Kot giyiyorsun, değil mi?)
• Cümle olumsuzsa, ek olumlu olur:
She doesn’t watch TV, does she? (TV izlemez, değil mi?)
✅ More examples (Daha fazla örnek)
• He is tall, isn’t he? (O uzun, değil mi?)
• They like pizza, don’t they? (Pizza severler, değil mi?)
• You don’t go early, do you? (Erken gitmezsin, değil mi?)
• She plays tennis, doesn’t she? (Tenis oynar, değil mi?)
• We are friends, aren’t we? (Biz arkadaşız, değil mi?)
💬 Example dialogue (Örnek diyalog) – Question tags (Soru ekleri)
Selin: You have a new watch, don’t you? (Yeni bir saatin var, değil mi?)
Ozan: Yes, I do! It’s my birthday gift. (Evet! Doğum günü hediyem.)
Selin: It looks expensive, doesn’t it? (Pahalı görünüyor, değil mi?)
Ozan: It does, but it’s not very expensive. (Öyle görünüyor ama çok pahalı değil.)
🎵 Song time (Şarkı zamanı)
🎶 We describe our friends with a happy smile! (Arkadaşlarımızı mutlu bir gülümsemeyle tarif ederiz!)
🎶 We talk about clothes and walk in style! (Kıyafetlerden bahseder, havalı yürürüz!)
🎶 We always study, we never give up! (Her zaman çalışırız, asla vazgeçmeyiz!)
🎶 We say “don’t you?” and we feel so sure! (“Don’t you?” deriz ve emin oluruz!)
🎲 Fun activities (Eğlenceli etkinlikler)
• 🧩 Guess who game: Sınıfta bir kişiyi tarif edelim: saç rengi, boyu, kıyafeti… Diğerleri kim olduğunu tahmin etsin.
• 👕 Season closet: “Winter / Summer” diye iki sütun yapalım ve kıyafetleri doğru yere yerleştirelim.
• 🎭 Mini dialogues: İkişerli gruplar oluşturalım ve “What does he/she look like?” sorusuyla mini diyaloglar canlandıralım.
🏡 Fun homeworks (Eğlenceli ödevler)
• 📸 My outfit poster: Bugün giydiğimiz 5 parçayı yazalım ve her biriyle 1 cümle kurup küçük bir poster hazırlayalım.
• 🕒 My routine list: Her gün yaptığımız 6 rutini yazalım ve 3 tanesinde sıklık zarfı kullanalım (always/usually/often).
• 🧠 Question tag challenge: 5 cümle yazalım ve her cümlenin sonuna doğru question tag ekleyelim.
🧪 Quiz quiz (Hızlı Quiz)
🧠 Bu Ünitede Ne Öğrendik?
• Vücut bölümlerini ve kıyafetleri kullanarak birini daha kolay tarif edebiliriz.
• “My/your/his/her…” ile eşyaların kime ait olduğunu söyleyebiliriz.
• Simple present ile rutinleri anlatır, do/does ile soru sorarız.
• Always/usually/often gibi kelimelerle sıklığı ifade ederiz.
• In/on/at/every ile zamanı doğru şekilde söyleriz.
• Question tags ile “değil mi?” anlamı katıp onay alırız.