🏫 4. Sınıf İngilizce 1. Ünite: Classroom Rules (Sınıf Kuralları) Konu Anlatımı ve Kelimeleri 🏫
📖 What Will We Learn in This Unit? (Bu Ünitede Neler Öğreneceğiz?)
- İzin istemeyi ve izin vermeyi (Asking for and giving permission)
- Basit ricalarda bulunmayı (Making simple requests)
- Basit sınıf içi talimatları (Giving simple classroom instructions)
- İngilizce 1’den 50’ye kadar saymayı (Counting from 1 to 50)
📝 Classroom Objects (Sınıf Eşyaları)
| Kelime | Türkçesi | Örnek Cümle | Türkçe Çeviri |
|---|---|---|---|
| 🧠 board | Tahta | Write your name on the board. | Adını tahtaya yaz. |
| 📖 book | Kitap | Open your book, please. | Lütfen kitabınızı açın. |
| 🪑 chair | Sandalye | Sit on your chair. | Sandalyene otur. |
| 🏫 classroom | Sınıf | My classroom is big. | Sınıfım büyük. |
| 🖥️ desk | Sıra/Masa | Put your bag on the desk. | Çantanı sıranın üzerine koy. |
| 📐 desk | Sıra, masa | My desk is neat. | Sıram düzenli. |
| 🧼 eraser | Silgi | I need an eraser. | Bir silgiye ihtiyacım var. |
| 🖊️ pencil case | Kalem kutusu | My pencil case is blue. | Kalem kutum mavi. |
| 🔪 pencil sharpener | Kalemtıraş | I need a pencil sharpener. | Bir kalemtıraşa ihtiyacım var. |
| 📏 ruler | Cetvel | Can I use your ruler? | Cetvelini kullanabilir miyim? |
| 🪟 window | Pencere | Open the window, please. | Lütfen pencereyi aç. |
| 🚪 door | Kapı | The door is open. | Kapı açık. |
| 💡 lights | Işıklar | Turn off the lights. | Işıkları kapat. |
| 🧭 map | Harita | Look at the world map. | Dünya haritasına bak. |
| ⏰ clock | Saat | The clock is on the wall. | Saat duvarda. |
| 🧺 trash can | Çöp kutusu | Put the paper in the trash can. | Kağıdı çöp kutusuna at. |
| 🖍️ crayon | Pastel boya | I have red and blue crayons. | Kırmızı ve mavi pastel boyalarım var. |
| 🖊️ pen | Kalem | Take your pen out, please. | Lütfen kalemini çıkar. |
| 🧷 glue stick | Yapıştırıcı | Use the glue stick for the paper. | Kağıt için yapıştırıcıyı kullan. |
| 🎒 school bag | Okul çantası | My school bag is heavy. | Okul çantam ağır. |
| 📚 notebook | Defter | Write in your notebook. | Defterine yaz. |
| 🪄 board marker | Tahta kalemi | The board marker is blue. | Tahta kalemi mavidir. |
| 📺 projector | Projektör | The teacher turned on the projector. | Öğretmen projektörü açtı. |
| 📎 paper clip | Ataç | Use a paper clip for your papers. | Kağıtlarını ataçla tuttur. |
| 📄 paper | Kağıt | Give me a piece of paper. | Bana bir parça kağıt ver. |
| 🧽 duster | Tahta silgisi | The duster is on the teacher’s desk. | Tahta silgisi öğretmen masasının üstünde. |
📝 Other Vocabulary (Diğer Kelimeler)
| Kelime | Türkçesi | Örnek Cümle | Türkçe Çeviri |
|---|---|---|---|
| 🔄 again | Tekrar | Read the book again. | Kitabı tekrar oku. |
| 🃏 card | Kart | I have a birthday card. | Bir doğum günü kartım var. |
| 🎉 congratulations | Tebrikler | Congratulations on your success! | Başarın için tebrikler! |
| ✅ of course | Tabii ki | Can you help me? Of course! | Bana yardım eder misin? Tabii ki! |
| 🎁 give | Vermek | Give me the book. | Bana kitabı ver. |
| ↩️ go back | Geri gitmek | Go back to your seat. | Yerine geri dön. |
| 🌟 great | Harika | This cake is great! | Bu pasta harika! |
| ✋ hand | El | Raise your hand. | Elini kaldır. |
| 👋 Hello! | Merhaba! | Hello! How are you? | Merhaba! Nasılsın? |
| Here you are. | İşte buyur. | Here you are, your pencil. | İşte, kalemin. |
| 👋 Hi! | Selam! | Hi! Nice to meet you. | Selam! Tanıştığıma memnun oldum. |
| 🎊 Hurray! | Yaşasın! | Hurray! We won the game! | Yaşasın! Oyunu kazandık! |
| 🤝 join | Katılmak | Can I join the game? | Oyuna katılabilir miyim? |
| 🚪 leave | Ayrılmak | Don’t leave the classroom. | Sınıftan ayrılma. |
| 🎮 let’s | Hadi | Let’s play a game. | Hadi bir oyun oynayalım. |
| 👂 listen | Dinlemek | Listen to your teacher. | Öğretmenini dinle. |
| ❓ may | –ebilir miyim? | May I go out? | Dışarı çıkabilir miyim? |
| 🎮 play | Oynamak | We play in the park. | Biz parkta oynarız. |
| 🤫 quiet | Sessiz | Be quiet in the classroom. | Sınıfta sessiz ol. |
| 🧼 tidy | Düzenli, toplamak | Tidy your desk. | Masanı topla. |
| 🔌 turn off | Kapatmak | Turn off the TV. | Televizyonu kapat. |
| 🔆 turn on | Açmak | Turn on the lights. | Işıkları aç. |
| ❓ what | Ne | What is this? | Bu nedir? |
| 🏆 winner | Kazanan | She is the winner. | O kazanan kişi. |
| 🙏 You’re welcome. | Rica ederim. | Thank you! – You’re welcome! | Teşekkürler! – Rica ederim! |
🙋♂️ Asking for Permission (İzin İstemek)
Birinden izin isterken “May I…?” veya “Can I…?” denir.
Bu kalıplar “…yabilir miyim?” anlamına gelir.
🔹 May I + fiil?
🔹 Can I + fiil?
✅ İzin verirken: Sure! / Of course! (Tabii ki!)
❌ Reddederken: Sorry, you can’t. (Üzgünüm, olmaz.)
Examples (Örnekler):
- “May I go out?” (Dışarı çıkabilir miyim?)
- “Can I use your ruler?” (Cetvelini kullanabilir miyim?)
- “May I come in?” (İçeri girebilir miyim?)
- “Can I turn on the lights?” (Işıkları açabilir miyim?)
- “May I borrow your book?” (Kitabını ödünç alabilir miyim?)
Dialogue: Asking for Permission (İzin İsteme Diyaloğu)
- 👦 Student: May I borrow your pencil? (Kalemini ödünç alabilir miyim?)
- 👩🎓 Friend: Sure! Here you go. (Tabii ki! İşte al.)
- 👦 Student: Can I keep it until the end of the lesson? (Dersin sonuna kadar tutabilir miyim?)
- 👩🎓 Friend: No problem, but please return it later. (Sorun değil, ama lütfen sonra geri ver.)
🤝 Making Simple Requests (Basit Ricalarda Bulunmak)
Birinden bir şey isterken “Can you…?” veya “Please…” denir.
Bu kalıplar “…yapar mısın?” anlamına gelir.
🔹 Can you + fiil + please?
🔹 Please + fiil
💡 “Please” kelimesi cümleyi her zaman daha nazik yapar.
Examples (Örnekler):
- “Give me the book, please.” (Lütfen bana kitabı ver.)
- “Can you help me, please?” (Lütfen bana yardım eder misin?)
- “Pass me the eraser, please.” (Lütfen bana silgiyi uzat.)
- “Can you open the door?” (Kapıyı açabilir misin?)
- “Please turn off the light.” (Lütfen ışığı kapat.)
Dialogue: Making Requests (Rica Etme Diyaloğu)
- 👩🎓 Student: Can you lend me your notebook, please? (Defterini ödünç verebilir misin?)
- 👨🏫 Friend: Of course! Here it is. (Tabii ki! İşte burada.)
- 👩🎓 Student: Thanks! Can I also borrow your pen? (Teşekkürler! Kalemini de ödünç alabilir miyim?)
- 👨🏫 Friend: Sure, but please return it after the lesson. (Tabii, ama lütfen ders bitince geri getir.)
🎓Classroom Instructions (Sınıf Talimatları)
| English | Türkçesi |
|---|---|
| 🚪 Close the door. | Kapıyı kapat. |
| 💡 Turn on the lights. | Işıkları aç. |
| 🌙 Turn off the lights. | Işıkları kapat. |
| 🌬️ Open the window. | Pencereyi aç. |
| 🧽 Clean the board. | Tahtayı temizle. |
| 🖥️ Turn on the smart board. | Akıllı tahtayı aç. |
| 🪑 Sit down, please. | Lütfen oturun. |
| 🧍 Stand up. | Ayağa kalkın. |
| 🤫 Be quiet, please. | Lütfen sessiz olun. |
| ✋ Raise your hand. | Elini kaldır. |
| 🚫 Don’t talk. | Konuşma. |
| 👂 Listen carefully. | Dikkatlice dinle. |
| 🗣️ Repeat after me. | Beni tekrar et. |
| ✏️ Write it down. | Yaz. |
| 📖 Read the sentence. | Cümleyi oku. |
| 📘 Open your books. | Kitaplarınızı açın. |
| 📕 Close your books. | Kitaplarınızı kapatın. |
| 👥 Work in pairs. | Eşli çalışın. |
| 🧑🏫 Come to the board. | Tahtaya gel. |
| 🚶 Line up, please. | Lütfen sıraya girin. |
Dialogue Example (Örnek Diyalog)
- 👩🏫 Teacher: Open your book to page 12. (Kitabınızı 12. sayfaya açın.)
- 👦 Student: Okay, teacher. What’s next? (Tamam öğretmenim. Sonra ne yapıyoruz?)
- 👩🏫 Teacher: Write down the sentences in your notebook. (Cümleleri defterinize yazın.)
- 👦 Student: Done! (Yaptım!)
📊 Numbers (Sayılar)
| Sayı | İngilizce Yazılışı | Örnek Cümle | Türkçe Çeviri |
|---|---|---|---|
| 1 | One | I have one cat. | Bir kedim var. |
| 2 | Two | She has two dolls. | Onun iki bebeği var. |
| 3 | Three | He has three balloons. | Onun üç balonu var. |
| 4 | Four | I see four birds. | Dört kuş görüyorum. |
| 5 | Five | There are five apples. | Beş elma var. |
| 6 | Six | She has six pencils. | Onun altı kalemi var. |
| 7 | Seven | I have seven books. | Yedi kitabım var. |
| 8 | Eight | He has eight cars. | Onun sekiz arabası var. |
| 9 | Nine | I see nine dogs. | Dokuz köpek görüyorum. |
| 10 | Ten | There are ten stars. | On tane yıldız var. |
| 11 | Eleven | I have eleven crayons. | On bir boya kalemim var. |
| 12 | Twelve | She has twelve dolls. | Onun on iki bebeği var. |
| 13 | Thirteen | There are thirteen balloons. | On üç balon var. |
| 14 | Fourteen | I see fourteen fish. | On dört balık görüyorum. |
| 15 | Fifteen | He has fifteen marbles. | Onun on beş misketi var. |
| 16 | Sixteen | There are sixteen chairs. | On altı sandalye var. |
| 17 | Seventeen | She has seventeen stickers. | Onun on yedi çıkartması var. |
| 18 | Eighteen | I have eighteen toy cars. | On sekiz oyuncak arabam var. |
| 19 | Nineteen | There are nineteen bananas. | On dokuz muz var. |
| 20 | Twenty | He has twenty toy soldiers. | Onun yirmi oyuncak askeri var. |
| 21 | Twenty-one | I see twenty-one birds. | Yirmi bir kuş görüyorum. |
| 22 | Twenty-two | She has twenty-two dolls. | Onun yirmi iki bebeği var. |
| 23 | Twenty-three | There are twenty-three apples. | Yirmi üç elma var. |
| 24 | Twenty-four | He has twenty-four crayons. | Onun yirmi dört boya kalemi var. |
| 25 | Twenty-five | I have twenty-five marbles. | Yirmi beş misketim var. |
| 26 | Twenty-six | There are twenty-six books. | Yirmi altı kitap var. |
| 27 | Twenty-seven | She has twenty-seven toy cars. | Onun yirmi yedi oyuncak arabası var. |
| 28 | Twenty-eight | I see twenty-eight fish. | Yirmi sekiz balık görüyorum. |
| 29 | Twenty-nine | There are twenty-nine bananas. | Yirmi dokuz muz var. |
| 30 | Thirty | He has thirty balloons. | Onun otuz balonu var. |
| 31 | Thirty-one | I have thirty-one stickers. | Otuz bir çıkartmam var. |
| 32 | Thirty-two | She has thirty-two chairs. | Onun otuz iki sandalyesi var. |
| 33 | Thirty-three | There are thirty-three stars. | Otuz üç yıldız var. |
| 34 | Thirty-four | He has thirty-four books. | Onun otuz dört kitabı var. |
| 35 | Thirty-five | I see thirty-five birds. | Otuz beş kuş görüyorum. |
| 36 | Thirty-six | She has thirty-six dolls. | Onun otuz altı bebeği var. |
| 37 | Thirty-seven | There are thirty-seven apples. | Otuz yedi elma var. |
| 38 | Thirty-eight | He has thirty-eight crayons. | Onun otuz sekiz boya kalemi var. |
| 39 | Thirty-nine | I have thirty-nine marbles. | Otuz dokuz misketim var. |
| 40 | Forty | There are forty bananas. | Kırk muz var. |
| 41 | Forty-one | She has forty-one books. | Onun kırk bir kitabı var. |
| 42 | Forty-two | I see forty-two fish. | Kırk iki balık görüyorum. |
| 43 | Forty-three | There are forty-three birds. | Kırk üç kuş var. |
| 44 | Forty-four | He has forty-four toy cars. | Onun kırk dört oyuncak arabası var. |
| 45 | Forty-five | I have forty-five stickers. | Kırk beş çıkartmam var. |
| 46 | Forty-six | She has forty-six balloons. | Onun kırk altı balonu var. |
| 47 | Forty-seven | There are forty-seven chairs. | Kırk yedi sandalye var. |
| 48 | Forty-eight | I see forty-eight stars. | Kırk sekiz yıldız görüyorum. |
| 49 | Forty-nine | He has forty-nine marbles. | Onun kırk dokuz misketi var. |
| 50 | Fifty | I have fifty toy soldiers. | Elli oyuncak askerim var. |
Dialogue Example (Örnek Diyalog)
- 👨🏫 Teacher: Let’s count together! (Hadi birlikte sayalım!)
- 👧 Student: One, two, three, four, five… (Bir, iki, üç, dört, beş…)
- 👨🏫 Teacher: Good job! Now from ten to twenty. (Harika! Şimdi ondan yirmiye kadar.)
- 👧 Student: Ten, eleven, twelve… (On, on bir, on iki…)
📚 Quick Quiz (Çabuk Quiz)
🎈 What Have We Learned in This Unit? (Bu Ünitede Neler Öğrendik?)
Bu ünitede sınıfta izin istemeyi, basit ricalarda bulunmayı, sınıf için kullanılabilecek talimatları ve sayıları öğrendik. Artık öğrendiklerimizi günlük yaşamda kullanabiliriz! 🎉📚