12. Sınıf İngilizce 10. Ünite: Manners (Tutumlar) Konu Anlatımı ve Kelimeleri
🎯 What will we learn? (Bu ünitede neler öğreneceğiz?)
✅ Geçmişe veya şimdiki zamana dair dileklerde bulunmayı ve pişmanlık ifade etmeyi (wishes & regrets),
✅ Özür dilemeyi (apologizing),
✅ Nedenlerini açıklamayı (giving explanations).
Vocabulary List (Kelime Listesi)
| Kelimeler | Türkçe Anlamı | Örnek Cümle | Türkçe Çevirisi |
|---|---|---|---|
| apology (n) 😔 | özür | She gave an apology for being late. | Geç kaldığı için bir özür diledi. |
| bond (n)/(v) 🤝 | bağ, bağ kurmak | There is a strong bond between them. | Aralarında güçlü bir bağ var. |
| buddy (n) 👫 | dost, arkadaş | He’s my best buddy. | O benim en iyi arkadaşım. |
| claim (v) 📝 | iddia etmek, talep etmek | He claimed that the product was faulty. | Ürün arızalıydı diye iddia etti. |
| colleague (n) 👩💼 | meslektaş | My colleague helped me finish the report. | Meslektaşım, raporu bitirmeme yardım etti. |
| common (adj) 🌍 | yaygın, ortak | It’s common to see people with smartphones nowadays. | Günümüzde akıllı telefonları görmek yaygın. |
| consider (v) 🤔 | düşünmek, değerlendirmek | Please consider my proposal carefully. | Lütfen teklifimi dikkatlice değerlendirin. |
| cultural practice (n) 🎭 | kültürel uygulama | Cultural practices vary between different countries. | Kültürel uygulamalar, farklı ülkeler arasında değişir. |
| culture (n) 🏛️ | kültür | The culture of this region is rich and diverse. | Bu bölgenin kültürü zengin ve çeşitlidir. |
| dispute (v) 💬 | tartışmak, itişmek | They disputed the decision in the meeting. | Toplantıda kararı tartıştılar. |
| dissatisfaction (n) 😒 | hoşnutsuzluk, memnuniyetsizlik | There was some dissatisfaction with the service. | Hizmetten bazı hoşnutsuzluklar vardı. |
| disturbance (n) 🔊 | rahatsızlık, gürültü | The noise was a real disturbance during the lecture. | Gürültü, derste gerçek bir rahatsızlıktı. |
| diversity (n) 🌏 | çeşitlilik | Diversity is celebrated in many workplaces. | Birçok iş yerinde çeşitlilik kutlanır. |
| farewell (adj) 👋 | veda, hoşça kal | We gave him a farewell gift when he left. | Gittiğinde ona bir veda hediyesi verdik. |
| favorable (adj) 👍 | olumlu, destekleyici | The weather conditions were favorable for the trip. | Hava koşulları, gezi için olumluydu. |
| frank (adj) 🗣️ | açık sözlü, dürüst | He was frank about his feelings. | Duyguları hakkında açık sözlüydü. |
| fortunately (adv) 🍀 | neyse ki, şans eseri | Fortunately, we arrived on time. | Neyse ki, zamanında vardık. |
| globalization (n) 🌐 | küreselleşme | Globalization has connected countries in many ways. | Küreselleşme, ülkeleri birçok yönden birbirine bağladı. |
| harshly (adv) ⚡ | sert bir şekilde | He was harshly criticized for his actions. | Davranışları için sert bir şekilde eleştirildi. |
| icebreaker (n) 🧊 | tanışma oyunu, buz kırıcı | We played an icebreaker game at the beginning of the event. | Etkinliğin başında bir buz kırıcı oyunu oynadık. |
| impolite (adj) 🙄 | kaba, nezaket kurallarına uymayan | It’s impolite to interrupt someone while they are speaking. | Birini konuşurken kaba olmak nezaket kurallarına uymaz. |
| intercultural (adj) 🌍 | kültürlerarası | Intercultural communication is essential in global business. | Kültürlerarası iletişim, küresel iş dünyasında çok önemlidir. |
| interpret (v) 🎭 | yorumlamak, tercüme etmek | I will interpret the speech for the audience. | Konuşmayı izleyiciler için yorumlayacağım. |
| manner (n) 🙋♂️ | tavır, davranış | His manners are very polite. | Onun davranışları çok kibar. |
| misconception (n) 💡 | yanlış anlama, yanıltıcı düşünce | There’s a misconception that all lawyers are rich. | Tüm avukatların zengin olduğu yönünde bir yanılgı var. |
| polite (adj) 🤝 | nazik, kibar | It’s important to be polite in business meetings. | İş görüşmelerinde nazik olmak önemlidir. |
| postponement (n) ⏳ | erteleme | The postponement of the meeting was unexpected. | Toplantının ertelenmesi beklenmedikti. |
| prevent (v) 🚫 | engellemek, önlemek | You should prevent accidents by following the rules. | Kurallara uyarak kazaları engellemelisiniz. |
| proponent (n) 💼 | savunucu, destekçi | He is a strong proponent of animal rights. | O, hayvan haklarının güçlü bir savunucusudur. |
| react (v) 🤷♀️ | tepki vermek | How did you react to the news? | Habere nasıl tepki verdin? |
| regret (n) 😔 | pişmanlık | She expressed her regret for missing the event. | Etkinliği kaçırdığı için pişmanlığını ifade etti. |
| respect (n) 🙏 | saygı | Respect for others is important in every culture. | Başkalarına saygı, her kültürde önemlidir. |
| slurp (v) 🍜 | şapırdatmak, yudumlamak | He slurped his soup loudly. | Çorbasını yüksek sesle şapırdattı. |
| summit (n) 🏔️ | zirve | The leaders met at the summit to discuss the issues. | Liderler, sorunları tartışmak için zirvede bir araya geldiler. |
| timely (adv) ⏰ | zamanında, vaktinde | The report was submitted in a timely manner. | Rapor zamanında teslim edildi. |
| tip (v) 💡 | ipucu vermek | Can you tip me on how to solve this problem? | Bu sorunu nasıl çözeceğime dair bana ipucu verebilir misin? |
| tolerance (n) 💖 | hoşgörü, tolerans | Tolerance is a key aspect of harmonious societies. | Hoşgörü, uyumlu toplumların anahtar bir yönüdür. |
| treat (v) 🍽️ | tedavi etmek, davranmak | You should treat your colleagues with respect. | Çalışma arkadaşlarına saygıyla davranmalısın. |
| unfavorable (adj) 👎 | olumsuz, kötü | The weather conditions were unfavorable for hiking. | Hava koşulları yürüyüş için olumsuzdu. |
| unstable (adj) ⚠️ | istikrarsız, dengesiz | The political situation in the country is unstable. | Ülkedeki siyasi durum istikrarsız. |
| whisper (v) 🤫 | fısıldamak | She whispered the secret to her friend. | O, sırrı arkadaşına fısıldadı. |
| wish (n)/(v) ✨ | dilek, dilemek | I wish I could visit Paris someday. | Bir gün Paris’i ziyaret edebilmek dilerim. |
| workshop (n) 🛠️ | atölye, seminer | The workshop on leadership was very informative. | Liderlik konusundaki atölye çok bilgilendiriciydi. |
1️⃣ Talking about wishes and regrets (Dilek ve pişmanlıkları anlatmak)
✏️ Useful Structures
- I wish / If only … ➜ “Keşke …”
- What I’d like more than anything else is … / Something I have always wanted is … ➜ Özel dilekleri anlatmak.
📝 Example Sentences
- If only John knew about it.
- I wish that someone had told John about it.
- If only I had woken up early.
- What I’d like more than anything else is a peaceful life.
- Something I have always wanted is to travel the world.
🎯 Tactics
✅ Geçmiş için I wish / If only + had V3 ➜ “Keşke yapmış olsaydım.”
I wish I had studied harder.
✅ Şimdiki zaman için I wish you wouldn’t …
I wish you wouldn’t play with your phone.
💬 Example Dialogue: Wishes
A: I missed the flight because I overslept.
B: Oh, if only you had set an alarm!
2️⃣ Apologizing (Özür dilemek)
✏️ Useful Structures
- Please accept my apology/apologies for … ➜ “… için özrümü kabul et.”
- I’m terribly sorry to/about/for … ➜ “… için gerçekten üzgünüm.”
📝 Example Sentences
- Please accept my apologies for yesterday.
- I shouldn’t have said that… I’m terribly sorry.
- It was not my intention to upset you.
- I didn’t mean to hurt you.
🎯 Tactics
✅ I shouldn’t have + V3 ➜ geçmişte pişman olunan davranış.
I shouldn’t have shouted at you.
✅ Daha içten özür için It was not my intention … / I didn’t mean to …
It was not my intention to ignore you.
💬 Example Dialogue: Apologizing
A: I didn’t like how you spoke to me yesterday.
B: I’m terribly sorry. It was not my intention to be rude.
3️⃣ Giving explanations (Açıklama yapmak)
✏️ Useful Structures
- I didn’t mean to … ➜ “Amacım … değildi.”
- It was not my intention to … ➜ “… yapmak niyetinde değildim.”
📝 Example Sentences
- I didn’t mean to hurt you.
- It was not my intention to embarrass you.
🎯 Tactics
✅ Özür + açıklama kalıbı çok doğal:
I’m sorry. I didn’t mean to make you feel bad.
💬 Example Dialogue: Explanations
A: Why did you cancel our meeting without telling me?
B: I’m really sorry. I didn’t mean to upset you. I just had an emergency.
📝 Fun Homework (Eğlenceli Ödevler)
✅ 1. “I wish / If only / What I’d like …” kalıplarıyla 6 dilek cümlesi yaz.
✅ 2. “I’m sorry / I didn’t mean to / It was not my intention …” ile 5 özür + açıklama cümlesi oluştur.
✅ 3. Geçmişte pişman olduğun hayali bir olay yaz, 8 cümleyle anlat.
✏️ Mini Quiz
Choose the correct answer:
- If only I __________ earlier.
a) gets up
b) had gotten up
c) get up
d) getting up
e) was getting up - I wish you __________ with your phone.
a) doesn’t play
b) didn’t play
c) won’t play
d) hadn’t play
e) don’t play - Please accept my __________ for what happened.
a) apologize
b) apologies
c) apology
d) apologizing
e) apologying - It was not my __________ to upset you.
a) intend
b) intendment
c) intention
d) intending
e) intender - I didn’t __________ to hurt you.
a) mean
b) means
c) meaning
d) meant
e) to mean
✅ Answer Key
- b
- b
- c
- c
- a
🚀 What have we learned? (Bu ünitede neler öğrendik?)
✔ “I wish / If only …” ile dilek ve pişmanlık anlatmayı,
✔ “I’m sorry / It was not my intention …” gibi kalıplarla özür dilemeyi,
✔ Neden ve açıklamalar sunmayı öğrendik.