🏫 10. Sınıf İngilizce 4. Tema: Family Life & Home (Aile Hayatı ve Ev) Kelimeleri ve Kelime Etkinliği (Maarif Modeli)
10. Sınıf İngilizce dersinin 4. teması Family Life & Home içerisinde öğrenmemiz gereken önemli kelimelerimizin hepsini şimdi tek tek okuyacağız. Okurken sadece kelimenin Türkçesini ezberlemekle kalmayacağız, kelimenin yanındaki hoparlör simgesine basarak kelimenin telaffuzunu öğreneceğiz ve biz de sesli bir şekilde tekrar edeceğiz. Ardından kelimenin nasıl kullanıldığını örnek İngilizce cümle içerisinde göreceğiz. Hadi başlayalım!
👨👩👧👦 Vocabulary for Family Members and Their Daily Routines (Aile Üyeleri ve Günlük Rutinleri)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
brother 👦 | erkek kardeş | My brother used to commute to school by bus. | Erkek kardeşim eskiden okula otobüsle gidip gelirdi. |
commute 🚌 | işe/okula gidip gelmek | My father commutes to work every weekday. | Babam her hafta içi işe gidip gelir. |
daughter 👧 | kız evlat | Their daughter lives in another city. | Kızları başka bir şehirde yaşıyor. |
distant relative 🌍 | uzak akraba | A distant relative visited us last summer. | Geçen yaz uzak bir akrabamız bizi ziyaret etti. |
do household chores 🧹 | ev işleri yapmak | We do household chores together at weekends. | Hafta sonları ev işlerini birlikte yaparız. |
do the dusting 🪶 | toz almak | My sister did the dusting yesterday. | Kız kardeşim dün toz aldı. |
do the ironing 👔 | ütü yapmak | My father used to do the ironing on Sundays. | Babam eskiden pazar günleri ütü yapardı. |
do the laundry 🧺 | çamaşır yıkamak | I did the laundry after breakfast. | Kahvaltıdan sonra çamaşırları yıkadım. |
empty the dishwasher 🍽️ | bulaşık makinesini boşaltmak | My brother empties the dishwasher every evening. | Erkek kardeşim her akşam bulaşık makinesini boşaltır. |
father 👨 | baba | My father could cook very well when he was young. | Babam gençken çok iyi yemek yapabilirdi. |
great-grandfather 👴 | büyük büyükbaba | My great-grandfather lived in a farmhouse. | Büyük büyükbabam bir çiftlik evinde yaşardı. |
great-grandmother 👵 | büyük büyükanne | My great-grandmother used to wake up very early. | Büyük büyükannem eskiden çok erken uyanırdı. |
half-brother 👦 | üvey/yarı erkek kardeş | My half-brother lives in another city. | Üvey erkek kardeşim başka bir şehirde yaşıyor. |
half-sister 👧 | üvey/yarı kız kardeş | My half-sister enjoys hiking with us. | Üvey kız kardeşim bizimle doğa yürüyüşü yapmaktan hoşlanır. |
mother 👩 | anne | My mother set the table before dinner. | Annem akşam yemeğinden önce sofrayı kurdu. |
run errands 🛍️ | ayak işlerini/gündelik işleri yapmak | I ran errands for my family yesterday. | Dün ailem için bazı gündelik işleri yaptım. |
set the table 🍽️ | sofrayı kurmak | We set the table before every family dinner. | Her aile yemeğinden önce sofrayı kurarız. |
sibling 🧑🤝🧑 | kardeş | My sibling and I used to share the same room. | Kardeşimle eskiden aynı odayı paylaşırdık. |
sister 👧 | kız kardeş | My sister could swim when she was five. | Kız kardeşim beş yaşındayken yüzebiliyordu. |
son-in-law 👨 | damat | My son-in-law works from home twice a week. | Damadım haftada iki gün evden çalışır. |
👪 Types of Families (Aile Türleri)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
family 👨👩👧👦 | aile | Our family used to live in a small town. | Ailemiz eskiden küçük bir kasabada yaşardı. |
immediate family 🏠 | yakın aile | My immediate family includes my parents and siblings. | Yakın ailem anne babamı ve kardeşlerimi kapsar. |
nuclear family 👨👩👧 | çekirdek aile | A nuclear family usually consists of parents and their children. | Çekirdek aile genellikle anne baba ve çocuklarından oluşur. |
single-parent family 👩👧 | tek ebeveynli aile | A single-parent family has one parent raising the children. | Tek ebeveynli ailede çocukları bir ebeveyn yetiştirir. |
🏠 Types of Houses (Ev Türleri)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
attached house 🏘️ | bitişik ev | They moved into an attached house last year. | Geçen yıl bitişik bir eve taşındılar. |
cottage 🏡 | kır evi, küçük ev | My grandparents used to live in a cottage. | Büyükannem ve büyükbabam eskiden küçük bir kır evinde yaşardı. |
detached house 🏠 | müstakil ev | There was a large garden behind their detached house. | Müstakil evlerinin arkasında büyük bir bahçe vardı. |
farmhouse 🚜 | çiftlik evi | We stayed in an old farmhouse during the holiday. | Tatilde eski bir çiftlik evinde kaldık. |
houseboat 🛶 | tekne ev | They spent a week on a houseboat. | Bir hafta tekne evde kaldılar. |
hut 🛖 | kulübe | There was a small hut near the lake. | Gölün yakınında küçük bir kulübe vardı. |
igloo ❄️ | iglo | An igloo is built from blocks of snow. | İglo kar bloklarından yapılır. |
semi-detached house 🏘️ | yarı müstakil ev | My aunt lives in a semi-detached house. | Teyzem yarı müstakil bir evde yaşıyor. |
terraced house 🏘️ | sıra ev | They used to live in a terraced house in London. | Eskiden Londra’da bir sıra evde yaşarlardı. |
treehouse 🌳 | ağaç ev | We built a treehouse when we were children. | Çocukken bir ağaç ev yaptık. |
villa 🏡 | villa | The villa has a swimming pool and a large garden. | Villanın yüzme havuzu ve büyük bir bahçesi var. |
🏅 Sports (Sporlar)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
archery 🏹 | okçuluk | My father could do archery when he was a teenager. | Babam gençken okçuluk yapabiliyordu. |
cycling 🚴 | bisiklete binme | We went cycling along the coast last weekend. | Geçen hafta sonu sahil boyunca bisiklete bindik. |
extreme sports 🧗 | ekstrem sporlar | My cousin enjoys extreme sports such as rafting. | Kuzenim rafting gibi ekstrem sporlardan hoşlanır. |
hiking 🥾 | doğa yürüyüşü | Our family went hiking in the mountains. | Ailemiz dağlarda doğa yürüyüşüne çıktı. |
jogging 🏃 | hafif tempolu koşu | My mother used to go jogging every morning. | Annem eskiden her sabah hafif tempolu koşuya çıkardı. |
playing badminton 🏸 | badminton oynamak | My sister enjoys playing badminton after school. | Kız kardeşim okuldan sonra badminton oynamaktan hoşlanır. |
rafting 🚣 | rafting | We tried rafting during our summer holiday. | Yaz tatilimizde rafting yaptık. |
ride a horse 🐎 | ata binmek | My grandmother could ride a horse when she was young. | Büyükannem gençken ata binebiliyordu. |
running 🏃 | koşu | Running was my father’s favourite sport at school. | Koşu babamın okuldayken en sevdiği spordu. |
skating ⛸️ | paten kayma | She learned skating when she was ten. | On yaşındayken paten kaymayı öğrendi. |
skiing 🎿 | kayak | We went skiing with our relatives last winter. | Geçen kış akrabalarımızla kayak yaptık. |
snowboarding 🏂 | snowboard | My brother started snowboarding two years ago. | Erkek kardeşim iki yıl önce snowboard yapmaya başladı. |
surfing 🏄 | sörf | My uncle could go surfing when he lived by the sea. | Amcam deniz kenarında yaşarken sörf yapabiliyordu. |
swimming 🏊 | yüzme | Swimming is popular in our family. | Yüzme ailemizde popülerdir. |
trekking 🥾 | uzun doğa yürüyüşü | We went trekking through the forest yesterday. | Dün ormanda uzun bir doğa yürüyüşü yaptık. |
🎬 Vocabulary for Film Genres (Film Türleri)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
documentaries 🎥 | belgeseller | My parents used to watch documentaries together. | Anne babam eskiden birlikte belgesel izlerdi. |
horror films 👻 | korku filmleri | My sister does not like horror films. | Kız kardeşim korku filmlerini sevmez. |
romantic comedies 💕 | romantik komediler | My aunt enjoys romantic comedies at weekends. | Teyzem hafta sonları romantik komedilerden hoşlanır. |
science fiction (sci-fi) 🚀 | bilim kurgu | My sibling loves science fiction films. | Kardeşim bilim kurgu filmlerini çok sever. |
sitcoms 📺 | durum komedileri | We watched sitcoms together when we were younger. | Daha küçükken birlikte durum komedileri izlerdik. |
thrillers 😱 | gerilim filmleri | My father prefers thrillers to horror films. | Babam gerilim filmlerini korku filmlerine tercih eder. |
🇹🇷 National and Religious Days, Festivals, and Celebrations (Millî ve Dinî Günler, Bayramlar ve Kutlamalar)
| İngilizce | Türkçe | Örnek Cümle | Cümlenin Türkçesi |
|---|---|---|---|
15 July Democracy and National Unity Day 🕊️ | 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü | Families remember the meaning of national unity on 15 July. | Aileler 15 Temmuz’da millî birliğin anlamını hatırlar. |
19 May Commemoration of Atatürk, Youth and Sports Day 🏃 | 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı | Young people take part in sports events on 19 May. | Gençler 19 Mayıs’ta spor etkinliklerine katılır. |
23 April National Sovereignty and Children’s Day 🧒 | 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı | Children celebrate 23 April with their families. | Çocuklar 23 Nisan’ı aileleriyle kutlar. |
29 October Republic Day 🇹🇷 | 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı | We celebrate Republic Day on 29 October. | 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarız. |
30 August Victory Day 🏆 | 30 Ağustos Zafer Bayramı | Families attend Victory Day celebrations on 30 August. | Aileler 30 Ağustos’ta Zafer Bayramı kutlamalarına katılır. |
Eid al-Fitr (Eid-al-Ramadan) 🌙 | Ramazan Bayramı | Relatives visit one another during Eid al-Fitr. | Akrabalar Ramazan Bayramı’nda birbirlerini ziyaret eder. |
Festival of Sacrifice (Eid-al-Adha) 🕌 | Kurban Bayramı | Families spend time together during the Festival of Sacrifice. | Aileler Kurban Bayramı’nda birlikte vakit geçirir. |
Multi Vocab Expert ile Kelime Bilgini Test Et!
Family Life & Home temasının kelimelerinde kendine yeteri kadar güveniyor musun? Eğer güveniyorum diyorsan senin için aşağıda bir etkinliğimiz var. Aşağıdaki etkinlikte bu temada öğrendiğimiz kelimelerden oluşan çeşitli görevler seni bekliyor! Bu görevlerde yukarıda öğrendiğimiz kelimelerin İngilizcelerine ve Türkçelerine ciddi anlamda ihtiyacın olacak. Tüm kelimeleri doğru bilip Multi Vocab Expert olmak istiyorsan hemen başla!